Altı general için yakalama kararı

“İnternet Andıcı” soruşturmasıyla ilgili iddianamede emekli Orgeneral Hasan Iğsız bir numaralı sanık oldu. Ege Ordu Komutanı Nusret Taşdeler ve Genelkurmay Adli Müşaviri Hıfzı Çubuklu da yakalanacak isimler arasında.

 

Genelkurmay Başkanlığı tarafından “Hükümet aleyhinde kara propaganda yapmak” amacıyla internet siteleri kurulduğu iddiasıyla yürütülen “İnternet Andıcı” soruşturmasıyla ilgili iddianame İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 93 sayfalık iddianamede 22 sanık hakkında “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasına engellemeye teşebbüs etmek, silahlı terör örgütü yönetmek ve silahlı terör örgütüne üye olmak”la suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 15 yıldan 22.5 yıla kadar hapis cezası istendi.
İddianameyi hazırlayan Savcı Cihan Kansız, aralarında 6 muvazzaf general ve amiralin de bulunduğu 22 sanık hakkında yakalama kararı çıkarılmasını talep etti. Kurmay Albay Dursun Çiçek hakkında ise Islak imza davasında yargılandığı için takipsizlik kararı verilerek dava açılmadı.

ifadesi delil oldu
İddianamede, Dursun Çiçek’in soruşturma kapsamında verdiği ifadeler iddianamede “bir numaralı sanık” olarak yer alan emekli Orgeneral Hasan Iğsız aleyhine delil olarak gösterildi. İddianamede şöyle denildi:
“Her ne kadar şüpheli kendisine isnat edilen suçlamaları kabul etmeyip internet siteleri içeriklerinden de haberdar olmadığını beyan etse de Dursun Çiçek’in ‘üstlerinin bu sitelerin varlığından haberlerinin olmamasının imkansız olduğunu, madem bu internet içerikleri sakıncalıysa ve kendisinin sorumlu olduğu dönemde kurulmuşsa niçin diğer görevlilerin kendi sorumlulukları döneminde bu haberleri kaldırmadıklarını, aynı şekilde Genelkurmay Başkanlığındaki sistem dahilinde onay alınmadan bu haberlerin sitelerde yayınlanmasının mümkün olmadığını, yani bu haberlerin yayınlanmasının hiyerarşik yapı içerisindeki kendi üstündeki komutanların bilgisi ve onayı içerisinde gerçekleştiğini, bu komutanların bu sitelere girip kontrol ve müdahale etme yetkilerinin olduğunu’ ifade eden beyanları, şüpheli Hasan Iğsız’ın da söz konusu sitelerin içeriklerinden haberdar olduğu ve Ergenekon Terör Örgütünün bu siteler vasıtasıyla yürüttüğü psikolojik harekat faaliyetlerine iştirak ettiği gerçeğini ortaya çıkarmaktadır.”
İddianamede Çiçek ile ilgili ayrıca “Başsavcılığımızda yapmış olduğu savunmalarda, haklarında iddianame düzenlenen şüphelilerin örgütsel konumları ve eylemleri belirgin hale gelmiştir” denildi. Çiçek’in savunmalarında diğer şüphelilerin örgüt içerisindeki konumları ve eylemlerine yönelik beyanlarda bulunduğu belirtildi.

Albay Çiçek: Onay alındı
İddianamede Albay Dursun Çiçek’in 8 Haziran 2011 tarihli ifadesinde, soruşturma konusu sitelerin içeriğinin ve denetiminin hiyerarşik yapı içerisinde onay alındıktan sonra belirlendiğini, bu sitelerin içeriğinden görevli kişilerin sorumluluğunun olduğunu söylediği belirtildi. İddianamede Çiçek’in 8 Haziran’daki savunmasında Bilgi Destek Dairesi Başkanlığı’nda görevli olduğu dönemde belge paralelinde yayın yapan sitelerin içeriğinin ve denetiminin hiyerarşik yapı içerisinde onay alındıktan sonra belirlendiğini, bu sitelerin içeriğinden görevli kişilerin sorumluluğunun olduğunu söylediği ifade edildi.
İddianamede “ara yönetici” olduğu belirtilen Iğsız’ın “Ergenekon Silahlı Terör Örgütünün amaçları doğrultusunda, askeri müdahale ortamı oluşturmak amacıyla, belirtilen internet siteleri vasıtasıyla kara propaganda ve dezenformasyon faaliyetlerini icra ve organize ettiği, devlet yöneticilerini baskı altına almak, devlet otoritesini zaafa uğratmak, bu hususta gerektiğinde kamu düzenini bozup ülkede kaos ve düzensizlik ortamı oluşturmak, halkı devlet yöneticilerine karşı kışkırtmak ve anarşi ortamı oluşturmak, böylece cebir ve şiddet yöntemleri ile hükümetin görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs ettiği, ara yönetici sıfatıyla harekat faaliyetini yönetmek” suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 15 ile 22.5 yıl arasında ağır hapisle cezalandırılması talep edildi.

İddianamedeki ifadeler
İddianamede o dönem Genelkurmay Psikolojik Harekat Dairesi’nde görev yapan sanıklardan Yüzbaşı Murat Uslukılıç’ın ve sivil memur Bülent Sarıkahya’nın ifadeleri de yer aldı. Uslukılıç ve Sarıkahya ifadelerinde İnternet Andıcı’yla ilgili haberin basında yer almasının ardından Bilgi Destek Şube Müdürlüğü’nde yaşananları da anlattı.
Uslukılıç’ın ifadesi, iddianamede şöyle anlatıldı:

Uslukılıç: Emirle silindi
“Nisan 2009’da da yeni 4 adet sitenin yürürlüğe girdiğini, bunların da Haziran 2009 yılında kapandığını, 19 Haziran tarihinde Nuri Albay’ın kendisini gece 22:30 sıralarında aradığını, acilen Daire Başkanının çağırdığını söylediğini, apar topar iş yerine gittiğini, bizzat Mustafa Bakıcı ile görüştüğünü, dairede herkesin gelmiş olduğunu, şube müdürleri ve sivil memurlara kadar izinli olanlar hariç herkesin geldiğini, kendisinin internet sitelerini kapattığını, internet hattını kes dediğini, sitelerden 4 tanesinin adını tam bilmediğini ancak bu siteleri tamamen yayından kaldırdığını, fişini çektiğini, ertesi gün 20 Haziranda, saat 09:00’da Cumartesi olmasına rağmen mesainin başladığını, yukarıda evrak yaptıklarını, sonra öğleden sonra MEBS Başkanlığından internet bilgisayarlarını silmek için personel geldiğini, bilgisayarları bir yere toplamalarını istediklerini, Bilgi Sistem Odası’nda bilgisayarların toplandığını, MEBS Başkanının serverlar dahil bilgisayarların silme işlemini başlattığını, ellerinde Harekat Başkanlığı imzalı Mehmet Eröz Paşa’nın emrinin olduğunu, internete giriş çıkış yapan bilgisayarların tamamının silindiğini, internetle alakalı bütün serverların da silindiğini, 7 sefer geri gelmeyecek şekilde silindiğini, kendilerinin sadece silme işlerine nezaret ettiklerini….
Silme işleminin Mehmet Eröz’ün yazılı emri üzerine Mustafa Bakıcı’nın emri ile MEBS başkanlığınca gerçekleştirildiğini, MEBS Başkanlığının yaptığı silme işleminden sonra herhangi bir içeriğin kalmadığını, serverlarla kendisi Fatih Karacer ve Bülent Sarıkahya’nın ilgilendiğini, sitelerin kapatılması emrini Dursun Çiçek’in verdiğini…”

‘İmha emri yukardan geldi
“Şüpheli Mehmet Bülent Sarıkahya 10.08.2010 tarihli savcılık ifadesinde;  Haziran’da Dursun Çiçek’le alakalı Órticayla Mücadele Eylem Planı medyada yansıdıktan sonra bu sitelerin kullanımdan kaldırıldığını, bu sitelerin aslında görünüşte resmi siteler olduğunu, ancak bazı sitelerin içerik olarak andıcın dışında kalmış olabileceğini, site içeriklerinin 2009 yılı Haziran ayında Genelkurmay İşletme Şube Müdürlüğü tarafından yukarıdan gelen bir emir üzerine imha edildiğini, kendisinin sadece silme işlemine nezaret ettiğini…”

Yazan : sanalyakuza Kategori : Genel, Haberler

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sosyal Ağ

SesliSitem.Com

Türkiyenin En Büyük En Hareketli Sesli chat Sesli Sohbet Platformu Yıllardan beri sizden aldığı güçle saygınlıgını asla bozmamış binlerce insanın birbirlerini tanıdığı arkadaş olduğu dost olduğu sanal ile real hayata köprü olmuş bir web sitesidir. İmza / vartes.

Yukarı Git