logo

|||Yalan Soyleyecek Kadar Hiçkimseden Korkmam !!! |||İmza / vartes|||
SesliSitem.Com Türkiyenin En Büyük En Hareketli Sesli Chat Sesli Sohbet Platformu!

Sitemize Hoşgeldiniz.
Tarih: 05-02-2012
Saat: 22:28

Site Map Contacts anasayfa

Aktive X Yukle

Aktive X Yukle

Anket

    • How Is My Site?

      • Good (64%, 9 Votes)
      • Excellent (14%, 2 Votes)
      • Bad (7%, 1 Votes)
      • Can Be Improved (7%, 1 Votes)
      • No Comments (8%, 1 Votes)

      Total Voters: 14

      Loading ... Loading ...
  • Üye Panelİ

    REKLAM

    reklam

    SON YORUMLAR

    • ahmet: ee yuhh artik bir ülkenin genelkurbaybaşkani eyer korkuyorsa dieyecek bir laf bulamiyorum ya
    • YağmuR: aminnnnnnnn kardeşim benim cümlemizinde inşlh
    • dogukan10: Eyvallah Saolasın Cemil Agabey Bu Videoyu Yuklucem Dıye Kayıt Olmadıgım Vıdeo Sıtesı Kalmadı 3-4 saat Cok...
    • olumune_sevdam: sitemiz adminlerinden doğukan10 arkadaşımıza hazırlamış olduğu videodan dolayı tşkr eedr...
    • YagmuR: emeğine sağlık….

    SON DAKiKA HABERLER

    TAKVİM

    Şubat 2012
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Oca    
     12345
    6789101112
    13141516171819
    20212223242526
    272829  
    ?
    You are here: Home » Haberler
    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 19 Eylül 2011 / 13:14

    Türk savaş uçaklarının bugün PKK kamplarını bombaladığı bildirildi.

     

    Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin partisi Irak Kürdistan Yurtsever Birliği’nin resmi internet sitesi, Türk savaş uçaklarının bugün 1 saat süreyle PKK kamplarını bombaladığını duyurdu.

    Bu internet sitesinde yer alan habere göre, Diyarbakır’dan kalkan savaş uçakları bugün saat 11.00 sıralarında Sidekan bölgesindeki PKK kamplarına bomba yağdırdı. Bombardımanda uçakların PKK’nın Hakurk, Kela Şin, Ruwar, Rubiyave Lolan bölgelerini hedef aldığı belirtildi.

    Hava harekatında 10’nun üzerinde hedefin başarıyla vurulduğu, ilk bilgilere göre 1 uçaksavar bataryasının imha edildiği kaydedildi.

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 19 Eylül 2011 / 13:06

    Enerji Bakanı Taner Yıldız, Kıbrıslı Rumların Doğu Akdeniz’de doğalgaz sondaj çalışmalarına başlamaları halinde, Türkiye’nin de önümüzdeki hafta bölgede petrol aramaya başlayacağını söyledi.

    Yıldız, sismik araştırma gemilerine donanma gemilerinin de eşlik edeceğini belirtti.Diplomasi Muhabirleri Derneği üyelerini makamında kabul eden Enerji Bakanı Yıldız, “Eğer Rumlar açıkladıkları takvimi uygularsa, biz de önümüzdeki hafta Akdeniz’de petrol aramaya başlarız” dedi.

    Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas dün yaptığı açıklamada, önümüzdeki birkaç gün içinde sondaj çalışmalarına başlayacaklarını söylemişti.
    Rumların Doğu Akdeniz’de petrol aramasının tahrik ve provokasyon olduğunu ifade eden Yıldız, “Tüm Kıbrıs adası etrafında petrol arayacağız. Adanın güneyindeki sularda da petrol arayacağız” dedi.

    DONANMA GEMİLERİ EŞLİK EDECEK

    Bakan Yıldız, “Sismik araştırma gemilerine donanma gemileri eşlik edecek. İsrail’in Rumlarla işbirliğine girmesi, mevcut ilişkilere yarar sağlamaz” diye konuştu.

    Yıldız, “Hiçbir petrolün kalitesi, herhangi bir vatandaşımızın onurundan yüksek değildir. İsrail’le ilişkiler normalleşmeden enerji alanında işbirliği yok” dedi.

    Yıldız, Avrupa Birliği’ni de sert dille uyardı. Bakan Yıldız, “AB önemli bir tercihin esiğinde. Türkiye’nin büyüklüğü ile Güney Kıbrıs yerel yönetimi arasında önemli bir tercih olacaktır” dedi.

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 18 Eylül 2011 / 11:19

    “Müsade etmeyiz” diyen Türkiye’nin bölgeye iki F-16 savaş uçağı gönderdiği öne sürüldü.

     

    Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tek yanlı ilan ettiği münhasır ekonomik alanda sondaj yapacak Noble Energy şirketinin çalışmalara başladığı ve ilk ön araştırmanın pazartesi günü yapılacağı bildirildi. Akdeniz’de suların ısınmasına neden olan adımı önceki gün Rum Yönetimi attı.

    Noble Energy şirketidoğalgazarayacak platformu 12. Parsel’e yerleştirdi. Bölgeye götürülecek personelle ilgili deİsrailyapımı bir helikopter tutuldu. Personel taşınması alanında hizmet veren EDT Offshore şirketine ait olduğu belirtilen helikopterin pilotlarının ikisinin İsrailli ve birinin de Amerikan vatandaşı olduğu belirtildi.

    Helikopter önceki gün doğalgazın aranacağı bölgeye denemeye inişi yaptı. Bölgeye götürülen personel de, Noble Energy platformunda, yapılacak çalışmalarla ilgili ön hazırlık yaptı. Alan sorumlusu Hristina Hristofidu da, Bell 412 tipi helikopterle her gün platforma yaklaşık 30 personelin taşınmasının beklendiğini, haftada 9-10 seferin yapılacağını kaydetti.

    Rumların “tek başına doğalgaz aramasına” müsade etmeyeceğini açıklayan Türkiye’nin de bölgeye iki F-16 savaş uçağı gönderdiği ileri sürüldü. Rum basınına göre, Türk Hava Kuvvetleri’ne ait iki F-16 savaş uçağı, sondaj çalışmalarının yapılacağı bölgede varlığını hissetirdi. Habere göre, savaş uçakları dün sabah 10.00 civarında kısa bir süre, bir Türk korveti tarafından ölçülü bir şekilde izlenen Noble platformu üzerinde uçtu. F-16′lar Lefkoşa (Rum)-Atina-Tel Aviv üçgeni radarında belirlendi.

    Rum Dışişleri Bakanlığı, Türk savaş uçaklarının “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin hava sahasını” ihlal ettiğini öne sürerek, Türkiye’yi BM’ye şikayet edecek.

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 18 Eylül 2011 / 10:29

    İsrail’e tamir için gönderilen Heronların geri gelmemesi, mühendis adaylarını harekete geçirdi.

     

    20 ayrı üniversitenin farklı bölümlerinden savunma sanayiine ilgi duyan öğrenciler, bir araya gelerek dikey iniş-kalkış yapabilen insansız hava aracı (İHA) tasarladı.

    İstanbul Teknik Üniversitesi’nde 6-15 Eylül tarihleri arasında düzenlenen ‘Havacılık Yaz Okulu’nda buluşan 50 öğrenci, 10 gün boyunca geleceğin İHA’ları için kafa yordu. Yaz okulu boyunca savunma sanayiinin önemli isimlerinden eğitim alan gençler, en iyi İHA tasarımı hakkında tecrübe edindi. 10′ar kişilik 5 takım halinde çalışan öğrenciler, yaptıkları tasarımlarla birbirleriyle yarıştı. Tasarımlar, İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi öğretim üyeleri tarafından değerlendirildi. Sonraki aşamada tasarım raporları, Savunma Sanayii Müsteşarlığı ve savunma sanayiinde faaliyet gösteren işletmelere gönderilecek.

    Etkinliğin sertifika törenine katılan İTÜ Rektörü Prof. Dr. Muhammet Şahin, gençlere “Geleceğin Türk havacılık sektörü sizlerin elinde olacak. Bu ülke sizlerin kıymetini bilecek. Hiçbir zaman karamsarlığa kapılmayın” diye seslendi. Savunma Sanayii Müsteşarlığı Helikopter Daire Başkanı Dr. Köksal Liman ise, “Projeleri görünce heyecanlandım. Sizler gelecekte bizlerin ihtiyaç duyduğu insan gücünü oluşturacaksınız, devlet arkanızda” dedi. Yaz okulu, aralarında Hacettepe, ODTÜ, Ege, Erciyes, Çukurova, Yeditepe, TOBB, Osman Gazi, Anadolu gibi üniversitelerin de bulunduğu üniversiteden öğrencilerin katılımı ile gerçekleşti.

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 17 Eylül 2011 / 16:18

    Türkiye Futbol Federasyonu tarihi nitelikte bir karar aldı.

     

    Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, aldığı yeni kararla Türk futbolunda seyircisiz maç dönemini sona erdirdi.

    Disiplin talimatının ilgili maddelerine uymayan takımlara verilen “maçlarını seyircisiz oynama” cezası, yapılan değişikliklerin ardından artık uygulanmayacak.

    Federasyondan yapılan yazılı açıklama şöyle;

    “Bugünden itibaren, kuralları ihlal ederek seyircisiz maç oynama cezası alan takımların karşılaşmalarını; kadın izleyiciler ile yanlarında anneleri olmak şartıyla on iki yaş ve altı çocuklar ücretsiz olarak izleyebilecek.

    Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu bünyesindeki veya denetiminde olan sosyal amaçlı çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtlarında kalan, korunmaya muhtaç 12 yaş ve altı çocuklarımız da resmi refakatçileriyle birlikte bu maçları tribünden takip edebilecek.

    Dünya futbolunda bir ilk olma özelliğini taşıyan bu kararla, Türk futbolunda seyircisiz maç oynanmayacak. Tribünlerin boş kaldığı, sessiz ve coşkudan yoksun karşılaşmalar futbolumuzda artık yaşanmayacak. Yapılan değişikliğin neticesinde, talimatnamenin eski hükümlerine göre verilen cezalar da yeni kurallara göre uygulanacak.

    Yapılan bu değişiklikle, futbolun güzelliklerinin unutulduğu olaylı karşılaşmaların ardından “cezalı” takımlar, kadınlarımız ve çocuklarımız sayesinde futbolun güzelliklerini ve değerlerini hatırlayacak.

    Talimatnamenin revize edilen 102. maddesine göre, karşılaşmalar için hiçbir ücret talep edilemeyeceğinden kuralları ihlal eden kulüpler, maç hasılatından eskiden olduğu gibi yine mahrum kalacaklar.

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 17 Eylül 2011 / 16:10

    Yakın tarihlere kadar hepsi hayaldi; şimdi tamamen yerli imkanlarla yapılıyor .

     


    Türkiye, savunma sanayiinde millileşme sürecini hızlandırdı. Terörle mücadele konusunda bugüne kadar yurtdışına bağımlı bir şekilde çaba harcayan Türkiye, bağımlılığını en aza indirmeyi başardı. Terörle mücadele konusunda silah ve teçhizat bakımından başta ABD ve İsrail’e olan bağımlılık yakında tarih olacak. Türkiye, savunma sanayii konusunda son 10 yılda yaptığı atılımlarla, AR-GE’ye büyük önem vererek bu alandaki yurtdışı bağımlılığından kurtulmaya çalışıyor. Yakın tarihlere kadar hayal olan askeri teçhizat, silah ve mühimmatın üretimi, testleri, planlamaları, projelendirme ve ihaleleri arka arkaya yapılmaya başlandı. Türk Havacılık Sanayi (TAI), Aselsan, Havelsan gibi savunma sanayii alanındaki nitelikli devlet kurumlarının yanında özel sektörün de devreye girmesi, yerli silahlarda ‘millileşmeyi’ hızlandırdı.

    AR-GE’YE BÜYÜK YATIRIM

    Siyasi iradenin son on yılda AR-GE yatırımlarını artırmasıyla savunma sektöründe millileşme hızlandı. 2002 yılında AR-GE’ye 50 milyon dolar harcama yapılırken, 2012 için bu rakam 500 milyon dolara çıkartıldı. Türkiye, ayrıca silah modernizasyonunu da yerli imkanlarla yapmayı başardı. Son on yılda TSK’nın 24 milyar doları bulan modernizasyonun yüzde 90′ı Türkiye’de gerçekleştirildi.

    ‘ALTAY’ ZIMBA GİBİ

    Türkiye, milli tank üretimini de gerçekleştiricek. Geçtiğimiz Mayıs ayında IDEF Fuarı’nda prototipi sergilenen ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından da ilgiyle incelenen Altay tankı, 2013 yılından itibaren seri imalata geçecek. Teknik destek sağlayıcısı Güney Kore’nin Rotem firması olan Altay Projesi, üçüncü nesil tank olacak. Tankın tasarım, geliştirme, prototip imalatı, test ve sertifikasyon aşamalarının tamamlanması için 500 milyon dolar mali kaynak ayrıldı. Üçüncü nesil ana muharebe tankı olarak tasarlanmakta olan aracın prototip testleri ve kalifikasyon çalışmalarının 2012 yılında tamamlanması, seri imalatın ise 2013 yılında devreye girmesi planlanmakta. Proje sonunda açılacak yeni bir ihale ile seri üretimi kazanan kurum ya da kuruluş belirlenecektir. İlk etapta üretilmesi planlanan 250 adet tank, TSK’nın ihtiyaçları doğrultusunda artırılacak.

    FIRTINA VE PANTER OBÜSLERİ

    İleri teknoloji ürünü 40 kilometre menzilli obüs topları üretimi gerçekleştirilerek TSK’ya teslim edildi. Fırtına ve Panter adı verilen obüsler, geçtiğimiz ay hava harekatında karadan destekli olarak yapılan top atışlarında kullanıldı. Örgüte yapılan karadan top atışlarında 40 km menzilli ‘Fırtına’ ve ‘Panter’ terör hedeflerini başarıyla vurdu.

    MİLLİ SAVAŞ GEMİSİ

    Milli Gemi Projesi (MİLGEM) kapsamında Türk özel sektörünün ürettiği savaş gemisi Deniz Kuvvetleri’nin envanterine geçmiş durumda. ‘Heybeliada’ ismi verilen Türk savaş gemisi Tuzla’daki tersanelerde üretilerek törenle göreve başladı. MİLGEM projesiyle donanmadaki gemilerin tasarım ve üretiminin yerli imkanlarla yapılması hedeflendi.

    ANKA GÖZCÜ KARAYEL

    Türkiye, 1990′ların başında ABD’den aldığı insansız hava aracı ‘predatör’ün ve İsrail’den temin ettiği, sorunlu olan Heron’ların yanısıra kendi araçlarını da üretti. ABD ve İsrail’den alınan, ancak yeterli verim sağlanamayan insansız hava araçlarından çok daha kullanışlı, yazılımı yerli olan ve silah montesi de mümkün olan İHA’lar üretildi. Vestel ile Kale-Baykal konsorsiyumu, ‘Karayel’ adı verilen taktik İHA’yı üreterek TSK’nın hizmetine sundu. 70 kiloluk yükle 20 saat uçacak olan ‘Karayel’ piste ihtiyaç duymaksızın iniş kalkış yapabilecek ve benzerlerinden ayrışan bu özelliği sayesinde deniz platformlarında da kullanılabilecek. Ayrıca TUSAŞ da, ANKA adı verilen insansız hava aracının TSK’da kullanımını sağlamış oldu. Bu arada ‘Gözcü’ adı verilen insansız hava araçları bir süredir terörle mücadelede kullanılıyor. Şu anda çok sayıda mini İHA’lar ve taktik İHA’lar yerli malı olarak Türk ordusunda görev yapmakta.

    SAVAŞ UÇAĞI TASARLANIYOR

    Türkiye için büyük hayal olan savaş uçağının üretimi, 2020 yılında gerçekleştirilecek. Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın 2020′li yıllardan sonraki jet eğitim uçağı ve muharip uçak ihtiyacının karşılanması amacıyla, ilk Türk savaş uçağı, kavramsal tasarımı gerçekleştirilerek Tusaş-Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TAI) işbirliği ile yapılacak. Uçağın yapımı TAI tarafından gerçekleştirilecek olmasına rağmen, Türkiye’de savunma sanayii konusunda adı geçen her kurum ve kuruluş da katkı sağlayacak. Savunma sektöründeki her oyuncu; TAI, Havelsan, Roketsan, Aselsan, özel sektördeki savunma kuruluşları, enstitüler, üniversiteler, SSM ve Milli Savunma Bakanlığı ‘Türk savaş uçağı’ için seferber olacak. Yeni nesil milli savaş uçağı, F4 uçaklarının görev sürelerinin bitişini karşılayacak ve F16 ile F35′lerle birlikte görev yapabilecek. Türkiye’nin ilk yerli savaş uçağının tasarım ve imalatı aşamalarında, TAI ve Tusaş Motor Sanayii A.Ş (TEI) öncü kuruluşlar olacak. 2015 yılından itibaren uçak motorları tasarlamayı ve üretmeyi hedefleyen TEI, dünya standartlarında tasarım imkanına sahip TAI ile milli uçak tasarımına yoğunlaşacak.

    ATAK 2013′TE

    Türkiye, uçak yapmak için girişimlerini hızlandırmışken, yerli helikopterin test uçuşları başladı bile… Geçtiğimiz ağustos ayında ATAK T-129 helikopteri test uçuşlarını başarıyla gerçekleştirdi. TUSAŞ, AgustaWestland ve Aselsan’ın ortak üretimi olan ‘T-129′ adlı saldırı helikopteri, Türkiye’nin coğrafi ve iklim koşullarına göre tasarlandı. T-129, AgustaWestland A-129 International (AW129) helikopterinin geliştirilmiş ve özgün sistemler içeren türevi olacak. Yaklaşık 3 milyar ABD doları tutarında olan bu proje sayesinde önemli teknoloji ve tecrübe birikimi sağlanacak. Uçuşları başarıyla sonuçlanan ATAK helikopteri 2012 sonu ya da 2013 yılında Türk semalarındaki yerini alarak teröristle mücadelede devreye sokulacak. Kesinleşen 51 adet T-129 taktik keşif taarruz helikopterin üretiminin ardından 41 adet yeni sipariş de TSK tarafından firmalara iletildi. TUSAŞ’ın projedeki toplam payı 556 milyon, Aselsan’ın 700 milyon ve AgustaWestland firmasının payı ise 1.644 milyar dolar olacak. Helikopterin yüzde 60′ı Türk yerli imkanlarla gerçekleştirilmiş olacak.

    SAVUNMA UYDUSU RASAT UZAYDA

    Türkiye’nin geldiği noktayı göstermek adına önemli gelişmelerden biri de savunma uydusunun üretiminin başarılmış olması. İlk yerli savunma uydusu RASAT, uzaya başarıyla fırlatılarak göreve başladı. Dünyadan yaklaşık 700 kilometre yukarıdaki RASAT, istihbarat ve savunma amaçlı kullanılacak. Dünyaya yüzlerce kilometre ‘tepeden’ bakabilen Türkiye’de, uydu teknolojilerinin millileştirilmesi konusu da RASAT’la birlikte hız kazandı. Bu kapsamda yapımı devam eden ‘milli keşif ve gözetleme uydusu’ GÖKTÜRK de 2012 sonunda uzaya fırlatılacak. GÖKTÜRK’te RASAT’tan daha gelişmiş bir teknoloji kullanılacak. GÖKTÜRK’ün fırlatılmasından sonra Türkiye, Avrasya bölgesini ‘BBG evi’ gibi izleme imkanına sahip olacak.

    G-3′ÜN YERİNE MİLLİ TÜFEK

    Türk Silahlı kuvvetlerinde yerli malı piyade tüfeğinin de üretimi başlıyor. Türk mühendislerinin yaklaşık 3,5 yıl çalışarak geliştirdiği milli piyade tüfeğinin ilk 50 adetlik prototipi, yılsonuna kadar hazır olacak. Proje kapsamında Temmuz 2012′ye kadar toplam 200 adet prototip piyade tüfeği üretilecek. Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki çeşitli birliklere dağıtılacak prototip tüfekler, profesyonel askerlerce test edildikten sonra seri üretime geçilecek. Hem sağ, hem de sol el ile kullanmaya uygun şekilde tasarlanan tüfek, dakikada 650 fişek atabilecek, etkili menzili 600 metre olacak.

     

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 17 Eylül 2011 / 16:03

    Kato Dağı’ndaki PKK’lıların etkisiz hale getirilmesi için geniş çaplı operasyon başlatıldı.

    Kuzey Irak sınırının karşısında bulunan Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesi yakınlarındaki Kato Dağı’nda hareket halindeki bir grup PKK’lıyı tespit eden güvenlik güçleri geniş çaplı operasyon başlattı. Dün öğleden sonra başlayan ve halen süren operasyonlara bölgeye gelen Bolu Komando Tugay Komutanlığı’na bağlı özel eğitimli birlikler de destek veriyor. Sikorsky helikopterlerle Kato’nun Sedkar bölgesine komandolar indirildi. Kobra helikopterler PKK’lıların bulunduğu alanları bombaladı. Kato’ya karadan da asker sevkedildi.

    Kato’da sayılarının 100′ü bulduğu tahmin edilen PKK’lıların geçiş güzergahlarını kesen güvenlik güçleri, derin vadileri ise termal kameralarla kontrol altına alıyor. Şu ana kadar sıcak bir temasın yaşanmadığı Kato Dağı’na çıkan yollarda ise jandarma ekipleri mayın taraması yapıyor.

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 16 Eylül 2011 / 8:40
    CHP’li Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın’ın festival merakı ölüm bile dinlemiyor.
     
     

     

    Antalya’da 2009 yılında başlatılan ve 2 kişinin ölümüyle sonuçlanan bira festivali (Oktoberfest), bu yıl yeniden düzenleme kararı aldı.
    Ölümlerin durduramadığı festival toplam 3 gün sürecek olan festivalde halka ucuz alkollü içecek servisi yapılıyor. Alkol sınırlamasının olmadığı festivalde, Alman kültürünü yansıtan aktivitelere yer veriliyor.

    CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın’ın göreve geldiği 29 Mart 2009 yerel seçimlerinin ardından gelenek haline getirilen festival için hazırlıklar başladı.

    AŞIRI ALKOL VE DARP

    Festival kapsamında 2 yıl önce düzenlenen etkinlikte Alman August Michael Noll (69), aldığı aşırı alkolden sonra üniversite öğrencisi ile tartışma yaşamış, aldığı darp sonrası hayatını kaybetmişti.

    Geçen yıl da ABD’de eğitim gören ve Antalya’ya tatile gelen Anıl Durmaz (27), arkadaşları ile birlikte festivale katılmış, evde devam ettikleri alkole bağlı olarak geçirdiği kalp krizi sonrası hayatını kaybetmişti.

    YEŞİLAY’DAN TEPKİ

    Zaman’a konuşan Türkiye Yeşilay Cemiyeti Başkanı Muharrem Balcı, festivalin ölümlere rağmen devam ettirilecek olmasını ‘aymazlık‘ olarak nitelendirdi.

    Oktoberfest hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ifade eden Balcı, sonuç alamadıklarını, yargıda alkol bağımlılığı ile ilgili hiçbir engelin olmadığını belirtti. Savcılığın yasa boşluğu nedeniyle şikâyetlerini dikkate almadığını belirten Balcı, “Meclis ve Sağlık Bakanlığı, sigara ve uyuşturucu ile ilgili yasalar çıkarırken, alkolle mücadelede henüz bir çalışma yok” dedi.

    Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin, gençleri ve şehirde yaşayan insanları alkole teşvik etmesini ‘aymazlık‘ olarak nitelendiren Balcı, Türkiye’de alkol kullanma yaşının 13′lere kadar indiğini ifade etti. Alkole bağlı rahatsızlıklardan dünya genelinde yılda 7,5 milyon kişinin hayatını kaybettiğini açıklayan Balcı, “Bu felaketler bilinmesine rağmen bunları festivallerle desteklemek tam anlamıyla insanlığa karşı suç işlemek demek” diye konuştu.

    DAHA BÜYÜĞÜNÜ YAPACAĞIM

    Belediye başkanı Akaydın; “Gelecek yıl daha büyüğünü yapacağım” demişti .

    Bira festivali nedeniyle eleştirilen CHP’li Başkan Mustafa Akaydın, yapılan organizasyonun Türkiye’ye örnek olmasını istemiş ve festivali düzenledikleri için memnun olduğunu belirtmişti. Festivalle ilgili söylenen tüm eleştirileri ‘laf-ü güzaf’ (boş laf) olarak nitelendiren Akaydın, ayrıca gelecek yıl tepkilerden dolayı daha büyük bir festival düzenleyeceğini açıklamıştı.

    OKTOBERFEST NEDİR?

    Almanya’nın Bayern eyaleti Münih şehrinde her yıl eylül ayının sonu ile ekimin ilk günlerinde düzenlenen ve 2 hafta süren festivale yaklaşık 6 milyon kişi katılıyor. Festivalin en önemli özelliği, sınırsız bira tüketimi

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 16 Eylül 2011 / 8:30
    PKK’ya karşı denetimler konusunda Bölgesel Kürt Yönetimi ile uzlaşmaya varıldı.

    Kandil çevresinde kimlik kontrolü başladı. Erbil’e giriş çıkışları ise Türk görevliler Peşmergelerle birlikte denetleyecek. 

    Terör örgütü PKK’ya yönelik “kıskaç harekâtı” Kandil yoluna “anlık denetim” konusunda Bölgesel Kürt Yönetimi ile uzlaşma sağlandı. Sabah gazetesinden Hazal Ateş, uzlaşmanın ayrıntılara yer verdi. Buna göre örgütün Avrupa ülkelerindeki PKK’larla bağını kesmek, para transferini önlemek için Erbil Havaalanı’nı kullanması önlenecek.

    FİNANS KAYNAĞI KESİLECEK

    Türkiye’nin Kandil’e yakın bölgelerde talep ettiği lojistik üs talebini değerlendiren Kürt Yönetimi, PKK’nın üssü Kandil ile Erbil’de kontrol noktalarını artırma sözü verdi. Kandil, Süleymaniye ve Erbil’e giriş-çıkışları Türkiye ile birlikte denetleyecek bir mekanizma kurulacak. Bu noktalardaki lojistik yollar da kapatılacak. Süleymaniye’ye yakın bir bölgede istihbarat üssü kurulacak.

    KANDİL ÇEVRESİNDE İSTİHBARAT ELEMAN SAYISI ARTACAK
    PKK’nın özellikle Avrupa ülkelerindeki finans kaynaklarının kesilmesi için de işbirliği yapılacak. Erbil Havaalanı’ndan, örgüt bağlantılı nakit para girişi çıkışlarına izin verilmeyecek. Kara harekâtına sıcak bakmayan ve Kürt Yönetimi Lideri Mesut Barzani de, Erbil Havaalanı’nın denetimi, Kandil’e lojistik desteğin kesilmesi konusunda Türkiye ile işbirliğine olumlu yanıt verdi. Türkiye bölgedeki istihbarat elemanı sayısını artıracak.

    KİMLİKLERE EL KONULUYOR
    Kürt yönetimi ile işbirliği kapsamında Kandil’e giden son askeri kontrol noktalarında ilk kez kimlik kontrolü uygulaması başladı. PKK’ya yakın internet siteleri Kandil’e giden herkesin kimliğine gidiş sırasında el konulduğunu duyurdu. Kimliklerin dönüşte iade edildiği öğrenildi. Uygulama ile terör örgütünün lider isimlerine ulaşılması hedefleniyor. Türkiye’den Ekim’e kadar süre isteyen Barzani, PKK’nın silah bırakma çağrısına yanıt vermemesi durumunda olası kara harekâtına ses çıkarmayacak.

    İRAN’LA ANLIK İSTİHBARAT
    Hakkâri-Şırnak hattında askeri güvenlik önlemleri maksimum düzeye çıkarılırken, PJAK’a yönelik operasyonları sürdüren İran da, PKK ile mücadele konusunda da Türkiye ile işbirliğine hazır olduğunu bildirdi. İran’ın önerisi Ankara’dan karşılık bulmadı ancak İran ile istihbarat alışverişi sürüyor.

     

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 16 Eylül 2011 / 8:15
    Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Rumların tek taraflı petrol arama çalışmalarını sert bir dille Rum tarafını uyardı.
     
    Tek yanlı petrol arama girişimlerini sürdüren ve geçmişten beri sürekli mağdur olduğunu ima ederek diğer dış güçlerden yardım isteyen Rum kesimi ilk desteğini Yunanistan’dan aldı. Görünen o ki Rum tarafı çözüme pek yaklaşacak gibi durmuyor. Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay da Rumların Doğu Akdeniz’deki girişimine tepki gösterdi.

    Kıbrıs Türkünün hak ve hukukunu korumak için somut adımların atılacağını dile geitren Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Rumların tek yanlı petrol arama girişimlerine değinerek, Rumların bu yaklaşımının Kıbrıs meselesinin çözümü konusundaki yaklaşımlarını ve samimiyetsizliklerini ortaya koyduğunu ifade etti.

    Başbakan Yardımcısı Atalay, şunları söyledi: ”Rum yönetimi 2003 yılından bu yana adadaki tek yönetimmiş gibi adanın tümü adına Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanları sınırlandırma anlaşmaları yapmıştır, yapmaktadır. Bununla da yetinmemiş, adanın güneyinde petrol, doğalgaz ruhsat sahaları belirlemiş, buralara uluslararası petrol firmalarını davet etmiş, onlara araştırmalar yaptırmıştır.” dedi.

    RUMLAR ZARAR VERİYOR

    Rum hareketlerinin gerek süregiden BM kapsamlı çözüm görüşmelerinin ruhuna ve lafzına zarar verdiğini söyleyen Atalay sözlerine şöyle sürdürdü: ”Gerek adadaki iki toplum arasındaki temaslara menfi etki yaptığı, gerek bölgede istikrarı bozucu gerginliğe sebebiyet verdiğini en başından beri uluslararası topluma açık şekilde biz defalarca izah ettik. Egemenlikle ilgili bu konunun kapsamlı çözüm sonrasına bırakılması gereğine ve Kıbrıs Türkünün de adanın doğal kaynakları üzerinde eşit ve meşru hakları olduğunu bildirdik.”

    EĞER RUMLAR SONDAJ YAPARSA…

    Rum yönetimi sondaj faaliyetini, gerçekleştirmesi halinde Türkiye ve KKTC Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması addedeceklerini belirten Atalay, “Ayrıca KKTC hükümetinin davetine icabeten, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığımızı Müsteşar Yardımcısı başkanlığında bir heyet de yarın KKTC’ye gelecek ve muhataplarıyla adanın deniz alanlarında petrol, doğalgaz arama konusunda yapılacak işbirliğinin çerçevesini belirlemek maksadıyla temaslarda bulunacaklardır. Burada ciddi çalışmalar yapacaklardır.” dedi.

    Toplam 48 sayfa, 20. sayfa gösteriliyor.« İlk...1018192021223040...Son »

    Tüm Hakkı Vartes'e Aittir