logo

|||Yalan Soyleyecek Kadar Hiçkimseden Korkmam !!! |||İmza / vartes|||
SesliSitem.Com Türkiyenin En Büyük En Hareketli Sesli Chat Sesli Sohbet Platformu!

Sitemize Hoşgeldiniz.
Tarih: 05-02-2012
Saat: 22:23

Site Map Contacts anasayfa

Aktive X Yukle

Aktive X Yukle

Anket

    • How Is My Site?

      • Good (64%, 9 Votes)
      • Excellent (14%, 2 Votes)
      • Bad (7%, 1 Votes)
      • Can Be Improved (7%, 1 Votes)
      • No Comments (8%, 1 Votes)

      Total Voters: 14

      Loading ... Loading ...
  • Üye Panelİ

    REKLAM

    reklam

    SON YORUMLAR

    • ahmet: ee yuhh artik bir ülkenin genelkurbaybaşkani eyer korkuyorsa dieyecek bir laf bulamiyorum ya
    • YağmuR: aminnnnnnnn kardeşim benim cümlemizinde inşlh
    • dogukan10: Eyvallah Saolasın Cemil Agabey Bu Videoyu Yuklucem Dıye Kayıt Olmadıgım Vıdeo Sıtesı Kalmadı 3-4 saat Cok...
    • olumune_sevdam: sitemiz adminlerinden doğukan10 arkadaşımıza hazırlamış olduğu videodan dolayı tşkr eedr...
    • YagmuR: emeğine sağlık….

    SON DAKiKA HABERLER

    TAKVİM

    Şubat 2012
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Oca    
     12345
    6789101112
    13141516171819
    20212223242526
    272829  
    ?
    You are here: Home » Haberler
    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 21 Aralık 2011 / 9:20

    Faili meçhul cinayetlerle ilgili gündemi sarsan açıklamalara imza atan Ayhan Çarkın, savcıya öldürülen MİT’çi işadamı Tarık Ümit’in mezarını gösterecek

     

    MİT’çi Tarık Ümit ve öğrenci Ayhan Efeoğlu’nun cesetlerinin yerine ilişkin krokiyi İstanbul’da savcıya verdiğini belirten eski Özel Harekâtçı Ayhan Çarkın, önemli açıklamalarda bulundu.

    Ankara’da faili meçhul cinayetlerle ilgili soruşturma kapsamında savcılıkta üçüncü kez ifade veren eski özel harekatçı Ayhan Çarkın, bir süre önce Taraf gazetesinde yayımlanan açıklamasında, MİT’çi Tarık Ümit ile ilgili, “Ben cesedinin gömüldüğü yeri gösteririm. DNA testi yapılır. Durum ortaya çıkar” demişti. Çarkın, 1992’de gözaltında kaybedilen 3 öğrencinin öldürüldüğünü, bunlardan Ayhan Efeoğlu’nu elleriyle gömdüğünü de belirterek, iddiaların soyut olduğunu gerekçe göstererek, soruşturma kapsamında tutuklanan 7 eski özel harekatçıyı tahliye eden mahkeme kararına tepki göstermişti.

    Çarkın ile eski özel harekatçı Ercan Ersoy, dün adliyede ifade verdi. Edinilen bilgiye göre Çarkın ifadesinde özetle şu iddialarda bulundu:

    “İNFAZ YERLERİNİ GÖSTERDİM” 

    1996’da kaçırıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan MİT’çi Tarık Ümit ile kendi ellerimle gömdüğüm Ayhan Efeoğlu’nun infaz edildiği yerlere ilişkin çizdiği krokiyi şubatta İstanbul’da savcıya verdim. Krokiyi çizdim neden gidip bakmadılar? (Çarkın’ın bu ifadesi üzerine aradan geçen 10 ay sonra dün harekete geçildi. Savcı Hakan Yüksel’in, Çarkın’ın Ümit ve Efeoğlu’nun infaz edildiği yerleri göstermesi için mahkemeye başvurduğu öğrenildi.)

    ELEBAŞI MEHMET AĞAR

    1990’lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetlerden dolayı vicdanım sızladığını söyleyen Çakar, “Bunların ortaya çıkması lazım. Dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar kesinlikle bu işin içinde, elebaşı. Gerçekleri söylemiyor. Eski MİT Kontrterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür’ün bir süre önce verdiği ifadede gerçekleri dolaylı anlatmış. Kendisini kurtarmak için bilgiyi vermemiştir. Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın faili meçhul cinayetlerden bilgisi vardı. Bu işin içinde. Eski Özel Harekât Daire Başkanı İbrahim Şahin de ekibin başı.” iddiasında bulundu.

    YILMAZ VE ÇİLLER CİNAYETLERİ BİLİYOR

    Eski başbakanlardan Mesut Yılmaz ile Tansu Çiller’in emniyet içindeki yapılanmadan bilgisi olduğunu belirten Çarkın, “Çiller’in eşi Özer Çiller de bu durumu kullandı. Özer Çiller götürücüdür. Ömer Lütfü Topal kumarhanelerinin ele geçirilmesi için infaz edildi. Biz devlet için yaptığımızı biliyorduk ama devlet için değilmiş. Faili meçhul cinayetler Kürt baronlarını tasfiye hareketiydi. Bu tasfiye hareketi içinde yer alanlar kendilerini baronlaştırıp, para trafiğini ele geçirdi.” dedi.

    “DHKP-C LİDERİ POLİSLE EL ELE”

    Dev-Sol ve devamında DHKP-C lideri olan Dursun Karataş polisle işbirliği yaptığıı iddia eden Çarkın, “Kendisini İstanbul’da gördüm. ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım çok güçlüydü. Biz onun yanında hiçiz. Çok güçlü bir ekibi vardı. Onlar bizden çok güçlüydü.” açıklamasında bulundu.

    FAİLİ MEÇHUL NASIL BAŞLADI?

    Milliyet’in haberine göre Çarkın, Faili meçhul cinayetlerle ilgili süreç Gündem Gazetesi’nin 16 yıl önce bombalanmasıyla başladı. Hakim Akman Akyürek’in ölüm olayı da kuşkuluydu, çözülemedi. (Akman Akyürek, 1997’de Susurluk ve Faili Meçhul Cinayetler Araştırma Komisyonu ’nda raportör olarak görev yaptığı sırada Ankara’dan İstanbul’a gelirken Maslak’ta bir kaza sonucu hayatını kaybetti.) ifadelerini kullandı.

    ÇARKIN’LA GÖRÜŞECEK

    Bu arada, Ayhan Çarkın’ı cezaevinde ziyaret etmek isteyen CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’e Adalet Bakanlığı’ndan izin çıktı. Aygün, 26 Aralık Pazartesi günü Sincan Cezaevi’nde Çarkın ile görüşecek. Aygün, “Çok önemli, kara kutu gibi biri. Ben cesurca bildiklerini anlatması isteyeceğim. Anlattıklarına inandığımızı, değer verdiğimizi, korkmadan sonuna kadar gitmesini isteyeceğim. Geçmişle yüzleşmek için bu gibi cesur insanlara ihtiyaç var” diye konuştu.

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 20 Aralık 2011 / 10:01

     

    Diyarbakır’ın Dicle ilçesine bağlı Kurşunlu ile Elazığ’ın Arıcak ilçesi arasında kalan Görese Dağı’na kış üstlenmesi için geçen 50 PKK’lıya yönelik düzenlenen operasyonlarda 20 teröristin öldürüldüğü belirtildi.  Kıstırılan teröristler arasında örgütün Türkiye’deki en önemli ismi “İrfan Amed”‘in de bulunduğu bildirildi.

    Diyarbakır’ın Dicle ilçesine bağlı Kurşunlu ile Elazığ’ın Arıcak ilçesi arasında kalan Görese Dağı’na kış üstlenmesi için geçen 50 PKK’lıya yönelik 5 bin askerle başlatılan operasyonda çember daralıyor. 

    PKK’nın yılladır ana üslenme merkezi olarak kullandığı Görese Dağı’ndaki operasyona Diyarbakır Polis Özel Harekat Şube Müdürlüğü’nden 4 tim, Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanlığı’na bağlı Jandarma Özel Harekat timleri, Dicle Özel Görev Kuvvet Komutanlığı ile Hani ve Ergani İlçe Jandarma Komutanlıkları’ndan da komando birlikleri katılırken, 6 Kobra helikopteri de havadan destek veriyor. 4 gündür abluka altına alınan bölge İHA’lar tarafından kontrol edilirken, alınan sinyal bilgileri ve görüntüler anında harekatın yönetildiği Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanlığı’ndaki ana kumanda merkezine bildiriliyor.

    Çatışmaların yoğunlukla Arsek ve Pirejman sırtlarında devam ettiği ifade ediliyor. Kar kalınlığının yer yer 2 metreyi bulduğu arazide teröristlerin 3 ve 5′er kişilik gruplara ayrılıp kurtulmaya çalıştığı, kaçış yollarına mayınlama yaptıkları kaydedildi.

    Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, “O bölgede 40-50 civarında teröristin bulunduğunu tahmin ediliyor. Hava fotoğrafları ve istihbari bilgilerden 15-20 teröristin etkisiz hale getirildiği tahmin ediliyor. Operasyon mayın ve tuzaklamalara karşı çok dikkatli yürütülüyor” dedi. Görese Dağı’ndaki PKK’lı grubun ekim ayında Kurşunlu köyü kırsalında 1 ton gıda maddesi bulunan lojistik deponun imha edilmesinin ardından erzak sıkıntısı yaşamasıyla yerlerinin tespit edildiği belirlendi. Erzak bulmak için köylere girip çıkan PKK’lıların görüntü verdikleri kaydedildi.

    BİR NUMARA’DA ÇEMBERDE”
    Bu arada çembere alınan PKK’lı grup içinde örgütün Diyarbakır, Erzurum, Bingöl, Batman, Muş, Bitlis, Elazığ illerini içine alan ve “Orta Saha” diye adlandırılan bölgesinin sorumlusu “İrfan Amed” kod adlı Mehmet Tahir Kılıç ile yardımcısı “Arap Çekdar” kod adlı İdris Özen’in de olduğu bildirildi.

    Örgütün Türkiye’deki en önemli ismi olarak değerlendirilen 45 yaşındaki teröristin 22 yıldan beri dağ kadrosunda yer aldığı belirtildi. Kılıç’ın, 2006′ya kadar Tunceli, Erzurum ve Karadeniz bölgelerinde sorumlu düzeyinde faaliyet yürüttüğü, 2007′de PJAK karargâh sorumluluğuna getirildiği belirlendi. İran ile ateşkes yapan PJAK’ın İran topraklarından çekilmesi üzerine Kılıç’ın “Orta Saha” sorumluluğuna getirildiği öğrenildi.

    Aynı zamanda HPG Askeri Konsey üyesi de olan Kılıç’ın eylül ayında bölgeye gönderildiği belirtildi. Kılıç’ın aynı zamanda Dicle bölge sorumlusu olan “Arap Çekdar” kod adlı İdris Özen isimli yardımcısı olmak üzere korumalarıyla birlikte kıstırıldığı ifade edildi. Öte yandan kıstırılan teröristlerin, büyük şehirlerde yapılan bombalı saldırılardan da sorumlu olduğu belirtildi. Eylemlerin burada planlandığı, bombaların ve eylemcilerin buradan gönderildiği kaydedildi.

    TEK HAVUZDAN ANLIK İSTİHBARAT
    PKK’ya yönelik son dönemde gerçekleştirilen başarılı operasyonların arkasından “anlık istihbarat” paylaşımı çıktı. Genelkurmay, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Emniyet’in 1 Kasım’dan bu yana yoğun olarak anlık istihbarat uygulamasına geçtiği belirtiliyor.

    Üç kurumla protokol imzalayan Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı’nda İstihbarat Değerlendirme Merkezi de faaliyete geçti. Protokole göre, iki yönlü istihbarat akışı sağlanıyor. Bunların birincisi operasyon amaçlı. Genelkurmay, MİT ve Emniyet yerel alanda PKK’nın tüm faaliyetlerini bütün unsurlarla izliyor. Elde edilen verilerden operasyonel amaçlı olanlar anlık paylaşılıyor. MİT alan istihbaratı konusunda Genelkurmay ve Emniyet’e yoğun destek sağlıyor. Son dönemde gerçekleştirilen operasyonların büyük çoğunluğunun bu şekilde yapıldığı belirtiliyor.

    İstihbarat paylaşımının ikinci ayağını ise stratejik plan oluşturuyor. Bu amaçlı istihbari bilgiler alandan karargâhlara gönderiliyor.

    Karargâhlarda gerekli etüt yapıldıktan sonra bilgiler genel değerlendirme için Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı’na aktarılıyor. Ayrıca anlık istihbaratlara dayanılarak PKK’nın yoğun olarak kullandığı bölgeler derecelendirilerek belirleniyor.

    6 SIĞINAK BULUNDU
    Muş’ta ise Bulanık ilçesinde yakalanan 3 PKK’lının yer göstermesi sonucu 6 sığınak bulundu. Sığınaklarda 39 elektrikli fünye ile giyim ve gıda malzemesi ele geçirildi. Ayrıca askeri araçların geçtiği yolda tüp içine tuzaklanmış patlayıcı düzeneği de imha edildi.

    GERGİNL İK YA ŞANDI
    Öte yandan aralarında BDP’li milletvekilleri Aysel Tuğluk, Nursel Aydoğan ve Hüsamettin Zenderlioğlu ile bazı belediye başkanlarının da bulunduğu bir grup operasyon bölgesine gitmek istedi. Grup Dicle ilçe çıkışında durduruldu. İzin verilmeyen BDP’liler ile güvenlik güçleri arasında gerginlik yaşandı. BDP’liler operasyon bölgesine giden askeri zırhlı araçların önünü keserek bir süre oturdu. İkna çabalarına rağmen BDP’liler yolu açmayınca polis, anons yaparak müdahaleyle dağıtacaklarını söyledi. Bunun üzerinerup askeri araçların önünü açtı. Araçlar daha sonra operasyon bölgesine doğru hareket etti.

    PKK’NIN KAYBI BÜYÜK
    İçişleri Bakanlığı verilerine göre PKK, 14 Temmuz Silvan baskını sonrasında gerçekleştirilen operasyonlar sonrasında büyük kayıplar verdi. Son 4 ay içinde 150 terörist kendiliğinden teslim oldu. Gerçekleştirilen sınır ötesi ve sınır içi operasyonlarda da yaklaşık 340 terörist ölü, 110′u yaralı, 50′si sağ olarak ele geçirildi. PKK’nın lider kadrosunun yurtiçi ve yurtdışında belirli alanlara sıkıştığı belirtiliyor. Teröristlerin 4-5′er kişilik gruplar halinde hareket edebildiği belirtiliyor.

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 20 Aralık 2011 / 9:54

    Bursa’nın Nilüfer ilçesinde karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan kavgada 3 öğrencinin yaralandığı öğrenildi. Kavganın, geçtiğimiz Perşembe günü Uludağ Üniversitesi’nde çıkan kavganın devamı olduğu bildirildi. 

    Olay dün gece 23.00 sıralarında Merkez Nilüfer İlçesi’ne bağlı Görükle’de meydana geldi. Karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan kavgada 2 öğrenci satırla sırtından , 1 öğrenci de darp sonucu yaralandığı öğrenildi. Yaralı öğrenciler Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılırken, polis ekipleri hem hastane de hem de Görükle de güvenlik önlemleri aldı. 

    Arkadaşlarının yaralandığını duyan 150 kadar öğrenci Görükle’de yürüyüş yapıp sloganlar atarken olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Yaklaşık bir saat süren yürüyüşün ardından grup olaysız şetilde dağıldı.

    Yaralı olan öğrencilerin kaldırıldığı hastanede tedavileri ayakta yapılarak taburcu edildi.

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 20 Aralık 2011 / 9:47

    Çok sayıda helikopter alacak olan Türkiye’nin açacağı milyar dolarlık ihaleye ilgi büyük.

     

     

    Dünyanın en önemli helikopter üreticileri, yakında yüksek miktarda helikopter alacak olan Türkiye’nin açacağı, milyar dolarlık hafif servis helikopteri ihaleleri için birbirleriyle yarışacak.

    Hürriyet Daily News’un haberine göre Türkiye ile 100 adet geniş kullanımlı helikopter üretimi için 3,5 milyar dolara anlaşan ABD’li Skorsky Aircraft, Mayıs ayında yapılacak hafif servis helikopteri ihalelerine de katılmak istediğini açıklayan ilk uluslararası şirket oldu.

    Savunma Sanayii Eski Müsteşarı Murad Bayar ise askeri ve sivil tipte hafif servis helikopteri imalatına muhtemelen yabancı bir ortakla başlayacaklarını ve bunun Sikorsky Aircraft olabileceğini açıklayarak ABD’li şirkete yeşil ışık yaktı. Bayar, Sikorsky Aircraft ile anlaşmaya varılamazsa, başka bir yabancı firmayla da çalışabileceklerini belirtti.

    Türk Havacılık ve Uzay Sanayi ile Sikorsky işbirliğinde, şu an, ABD’nin S-70i tipi helikopterlerinin yerli versiyonu olan T-70 helikopterleri üretiliyor.

    Türkiye’nin helikopter ihalelerinde Sikorsky’nin karşısındaki en büyük rakip İtalyan AgustaWestland firması olacak. Şirketten bir yetkili, “Eğer Türkiye bizimle çalışmak isterse, biz onlarla çalışmaya hazırız” dedi.

    İtalya Savunma Bakan Yardımcısı Guido Crosetto da daha önce yaptığı açıklamalarda AgustaWestland’ın ihalelerin peşini bırakmayacağını söylemişti.

    Avrupa iştiraki Eurocopter da Kasım ayında yaptığı bir açıklamada, Türkiye’nin hafif servis helikopteri ihalelerine girebileceğini bildirdi. 1992 yılında kurulan şirket, Avrupa’nın savunma devi EADS’nin bünyesinde yer alıyor.

    Türkiye ile daha önce de iş yapan ve 1990′larda AS 532 Cougar tipi helikopterden 20 adet satan Eurocopter, 2006′dan beri, Türkiye’deki ihalelere katılmıyordu. Ancak şirketin yakın zamanda, yeniden Türk piyasasına girmesi bekleniyor.

     

     

     

     

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 15 Aralık 2011 / 19:14

    İran, Lübnan ve Suriye’den gelen tehditler karşısında İsrail, yeni savunma stratejileri geliştirmeye çalışıyor.

     

    İran’dan gelebilecek tehditler İsrail gündeminden düşmüyor. En önemli yeni tehdit ise füze saldırıları. Tahran rejiminin gerçekten nükleer silahlara sahip olup olmadığı bilinmemesine rağmen, İran’ın elindeki mevcut orta menzilli füzelerin Tel Aviv ve diğer kentlere rahatça ulaşabileceği biliniyor. İsrailli askerî uzmanlar ve siyasetçiler, sadece İran değil, Lübnan ve kuzey komşu Suriye’de olup bitenleri de yakından takip ediyor. Bölgedeki tüm bu gelişmeler ışığında İsrail’in savunma politikasını acilen kökten değiştirmesi gerektiği yönünde sesler giderek daha yüksek çıkıyor.

    İsrail’in Lübnan’daki can düşmanı Hizbullah’ın lideri Hasan Nasrallah, bölgede düzenli ordu ile gerilla savaşı arasında yeni bir savaş şeklinin ortaya çıktığını söylemişti. Nasrallah’ın bu tespitine hak veren İsrailli askerî stratejist Uzi Rubin, bölgede gerginliğin yeniden tırmanması durumunda İsrail’in en çok korkması gereken şeyin füzeler olduğunu belirtiyor:

    “Çünkü bu tehdide karşı şimdiye kadar iyi bir yanıt bulabilmiş değiliz. Savaş uçakları ya da kara birliklerinden gelecek saldırılara karşı çok iyi hazırlıklıyız. Füzelere karşıysa henüz iyi korunuyor değiliz.”

    “Bir sonraki hedef Tel Aviv olacak”

    Lübnan’da hükümet ortağı olan Hizbullah’ın milisleri normal orduya paralel olarak varlığını sürdürüyor ve özellikle Lübnan’ın güneyinde İsrail sınırı yakınlarında kontrolü elinde bulunduruyor. Hizbullah lideri Nasrallah, bir sonraki savaşta hedefin Tel Aviv olacağı tehdidinde bulunmuştu. Hizbullah’ın roket ve füzelerinin kalabalık yerleşim bölgelerinde saklandığı ve buralardan ateşlendiği tahmin ediliyor. Görece sakin geçen iki yılın ardından Kasım ayının sonunda Lübnan’dan yine İsrail tarafına roketler atılmaya başladı.

    İsrail Savunma Bakanlığı’nın eski füze savunma uzmanlarından Uzi Rubin, Hizbullah’ın roket sayısının son yıllarda dörde katlandığına dikkat çekerek tehlikenin hızla büyüdüğünü belirtiyor.

    Esad’ın silahlarına ne olacak?

    Ancak İsrailli savunma stratejistlerinin tek endişesi, Hizbullah değil. Kuzey komşu Suriye’de cereyan eden olaylar ve Esad rejimine karşı genişleyen protesto hareketi de İsrail’de endişeyle izleniyor:

    “Bu bir tehlike. Çünkü Esad’ın devrilmesi durumunda Suriye ordusunun tüm cephaneliği Hizbullah ve diğer radikal grupların eline geçecektir. Libya ordusuna ait silahların Gazze ya da Sina’da ortaya çıktığına şahit olduk. Ancak Suriye’nin İran’ın etkisinden çıkabilmesi olasılığı bizi umutlandırıyor. İranlılar zaten bu yüzden Esad’ı koltukta tutmak için ellerinden geleni yapıyorlar. İran için Esad stratejik bir sermaye.”

    “İran füzelere odaklandı”

    İran, İsrail’deki hedefleri vurabilecek füzelere uzun zamandır sahip. Rubin, İran’ın petrolden elde ettiği muazzam gelire rağmen hava ve kara kuvvetlerinde çok eski uçak ve tanklar kullandığını, asıl füze programına odaklandığını belirtiyor. İsrail, İran’ın elindeki kaynakları Kuzey Kore’den yeni füze teknolojisi almak için kullandığından endişeleniyor. Bu durumda füze menzilinin 3 bin 500 kilometreye çıkacağı ve İran’ın böylece Orta Avrupa’yı da tehdit edebileceği belirtiliyor.

    Bu tehdide karşılık orta menzilli füzeleri erkenden tespit edip etkisiz hale getirmek üzere bu yaz ABD ile ortak bir proje başlatıldı. Yine iki ülkenin ortak projesi olan anti-balistik Arrow füzeleri de geliştirilmeye devam ediliyor. Ancak balistik füzelerin karşısında savunma bataryası ne kadar etkili olabilir? Rubin bu soruyu şöyle yanıtlıyor:

    “Bu tür bir sistemle tüm ülkeyi değil, ama İsrail’deki münferit hedefleri çok iyi koruyabilirsiniz. Bu nedenle öncelikle ordumuzu koruyacağız. Bu acı bir şey. Çünkü aslında halkın korunması önceliklidir. Ancak bu tehdidi daha yeni görmüş durumdayız. ve bu artık terörist bir tehdit değil, askerî bir tehdit. Bu nedenle askerî birliklerimizin korunması bir numaralı hedef.”

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 15 Aralık 2011 / 19:06

    Bingöl’ün Yayladere ilçesi kırsalında, güvenlik güçlerince düzenlenen çeşitli operasyonlarda 8 PKK’lı öldürüldü.

     

     

     

    Bingöl’ün Yayladere İlçesi kırsal kesiminde güvenlik güçleriyle çatışmaya giren 5′i kadın 8 PKK’lı öldürüldü. Aralarında örgütün Yayladere sorumlusunun da bulunduğu belirtilen teröristlerin, Tunceli’de Sarıyayla Jandarma Karakolu’nda 6 askerin şehit olduğu saldırıyı gerçekleştiren grup olduğu belirtildi.

    Güvenlik güçleri, dün gece Elazığ’ın Karakoçan, Tunceli’nin Nazımiye ile Bingöl’ün Yayladere İlçeleri arasındaki üçgeninde, Yayledere’nin kırsal kesiminde bir grup PKK’lının kış üslenmesi için geldiğini belirledi.

    Teknik takip sonucu teröristlerin arasında bulunan sorumlunun dün gece çok kısa yaptığı telsiz konuşmasında, PKK’lıların yerleri nokta olarak tespit edildi.

    Yerleri belirlenen teröristleri etkisiz hale getirmek için sabahın ilk ışıklarıyla birlikte, Tunceli Jandarma Bölge Komutanlığı’nın sevk ve idaresinde bölgeye Elazığ İl Jandarma Komutanlığı ile Karakoçan İlçesi’ndeki Jandarma Özel Harekat Timleri ile ‘uçarbirlik harekatı’ düzenlendi.

    TESLİM OL ÇAĞRISI YAPILDI

    Teröristlerle sıcak temas sağlayan güvenlik güçleri, ‘Teslim ol’ çağrısında bulundu. Ancak, PKK’lılar çağrıya ateşle karşılık verdi. Güvenlik güçleri ateşe rağmen yaklaşık 2 saat boyunca teröristleri teslim olması için ikna etmeye çalıştı. PKK’lılara, ‘Gelin teslim olun, ölmeyin” diye yapılan çağrılara yoğun ateşle karşılık verilmesi üzerine güvenlik güçleri operasyon düzenledi.

    Çıkan çatışmada 5′i kadın 8 terörist öldürüldü. Öldürülen PKK’lılar arasında örgütün Yayladere bölge sorumlusunun da bulunduğu öğrenildi.

    6 ASKERİ ŞEHİT ETMİŞLER

    Çatışmada öldürülen PKK’lıların Tunceli’nin Nazımiye İlçesi Sarıyayla Jandarma Karakolu’na 1 Mayıs 2009′da yapılan ve 6 askerin şehit olduğu, 6 askerinde yaralandığı saldırıyı gerçekleştiren grup olduğu belirtildi. Öldürülen bölge sorumlusu teröristin de bu saldırıyı planlayıp yönettiği öğrenildi.

    Bölgeye helikopterlerle Tunceli ve Elazığ’dan Sikorsky helikopterler özel eğitimli komandolar indirildi.

    ÇATIŞMALAR SÜRÜYOR

    Yaklaşık 15 kişi oldukları belirtilen PKK’lılarla çatışmalar yer yer sürerken, Tunceli ve Bingöl’den kalkan Kobra helikopterler de teröristlerin bulunduğu alanları yoğun ateş altına aldı.

    VALİDEN AÇIKLAMA

    Bingöl Valisi Mustafa Hakan Güvençer, Yayladere ilçesinde bir eve düzenlenen operasyonda 8 teröristin ölü olarak ele geçirildiğini söyledi.

    Güvençer, yaptığı açıklamada, bugün saat 13: 30 sıralarında Yayladere ilçesinin Sürmelikoç köyüne bağlı Çay mezrasında bir eve operasyon düzenlendiğini ve “teslim ol” çağrılarına ateşle karşılık verilmesi üzerine çatışma çıktığını belirterek, “Çatışmada 8 terörist ölü ele geçirildi” dedi.

    Vali Güvençer, olayla ilgili detaylı açıklamanın daha sonra yapılacağını söyledi.

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 15 Aralık 2011 / 18:53

    İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak İsrail’in ortadoğu politikasıyla ilgili samimi açıklamalarda bulundu.

     

    İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın düşüşünün “ay değil hafta meselesi” olduğunu, bunun Hizbullah ile Hamas’a verilen desteği zayıflatacağını belirterek “İran’ın hakimiyet kurma iddialarına doğal rakip olan Türkiye’yi güçlendirecek. Bu İsrail için olumlu bir şey” dedi.

    Ehud Barak, ABD ziyareti öncesi Washington Post gazetesiyle yaptığı mülakatta Esad’ın çöküşünün kaçınılmaz olduğunu savunurken “Haftalar alabilir, ancak ay veya yıl meselesi değil” şeklinde konuştu. Esad’ın düşüşünün, “İsrail’in düşmanları arasındaki ittifakı” zedeleyeceği tahmininde bulunan Barak, şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Esad ailesi düştüğünde bu, İran’ın liderliğindeki radikal eksene büyük bir darbe oluşturacak. İran’ı zayıflatacak, Hizbullah’ı zayıflatacak ve Hamas’a verilen desteği zayıflatacak ve İranlıları Arap dünyasında gerçek bir kalesinden yoksun bırakacak. İran’ın hakimiyet kurma iddialarına doğal rakip olan Türkiye’yi güçlendirecek. Bu İsrail için olumlu bir şey.”

    Buna karşın İsrail hükümetinin, Esad’ın devrilmesinin de riskler içerdiği düşüncesini yansıtan Barack “Böyle bir gelişmeyi takip edecek belirsizlikler de var. Sınırda bir şey olabilir mi? Teyakkuz halindeyiz” sözlerini kullandı. -

     

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 15 Aralık 2011 / 18:33

    Türkiye’de hamile kalıp karnındaki bebeği, çocuğu olmayan çifte satmak için Kıbrıs’a giden kadın yakalandı.

     

     

     

     

    Türkiye’de hamile kalan ve kürtaj yaptırmak üzereyken, çocuk isteyen 53 yaşındaki Barbaros Akamaç ile 50 yaşındaki Aylin Akamaç çifti ile tanışarak bebeğini doğurup 6 bin TL’ye onlara verme konusunda anlaşan 21 yaşındaki Türkan Şimşek, KKTC’ye gelerek doğumunu gerçekleştirdi.

    Akamaç çifti de, 28 Kasım’da Türkan Şimşek ile birlikte KKTC’ye geldi ve doğum birkaç gün önce gerçekleşti. Akamaç çifti, sahte belgelerle çocuğu Aylin Akamaç doğurmuş gibi hastane, belediye ve kaymakamlıktan belge aldıktan sonra bunu Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliği’nde onaylatmaya gidince yakalandı.

    Bebeğini 6 bin TL’ye satan Türkan Şimşek, Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Davayı gören hakim, Şimşek hakkında tutuklama kararı aldı. Bebek ise, Sosyal Hizmetler Dairesi korumasına alındı. Mahkemede KKTC’de hiçbir tanıdığı olmadığını söyleyen Türkan Şimşek, bebeğini istemeden satmak zorunda kaldığını söyledi.

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 14 Aralık 2011 / 23:11

    TC kimlik numarası ile muayene olunabilen sistemde suistimallerin ortadan kaldırılması için farklı bir yöntem bulundu.

     

    TC kimlik numarası ile muayene olunabilen sağlık sisteminde suiistimallerin ortadan kaldırılması, hastaneye gitmediği halde gitmiş gibi gösterilip üretilen sağlık hizmet faturalarının önlenebilmesi için ”avuç içi damar haritası ile muayene” sistemi, 2012 yılının ikinci yarısında uygulamaya girecek.

    Sistem, ilk olarak özel hastanelerde, daha sonra üniversite ve son olarak Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde uygulanacak.

    Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Karaşen, herkesin sağlık hizmetinden yararlanabilmesi, kaliteli ve doğru bir hizmet verilebilmesi için Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Kurumu, Maliye Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm bakanlıkların çalışma yaptığını, daha iyi ve daha kaliteli sağlık hizmetini amaçladıklarını söyledi.

    Sağlık karnesi ile muayeneyi yıllar önce kaldırdıklarını, onun yerine TC kimlik numarası ile muayene kolaylığı getirdiklerini belirten Karaşen, şimdi bazı kişilerin başkasının kimlik kartıyla muayene şeklinde suiistimallerde bulunduğunu ifade etti. Karaşen, ayrıca ”Yapılan incelemelerde, hasta gitmese de TC kimlik numarası kullanılarak muayene, tetkik veya tedavi yapılmış gibi faturalar çıkıyor. Bunun önüne geçilmesi gerekiyor” dedi.

    ”Dünyada İlk Olacak”

    Yeni bir sistemle suiistimallerin önüne geçilebileceğini anlatan Karaşen, ”Yeni sistem dünyada da belki bir ilk olacak” dedi.

    Karaşen, yeni sisteme göre vatandaşların muayene olmadan ya da tetkik yaptırmadan önce mutlaka sağlık hizmeti alacağı kuruma gideceğini ifade ederek, şunları kaydetti:

    ”Burada avuç içindeki haritasını okutturacak ve kimlik bilgileri ile kontrol yapılacak. İlk müracaatta avuç içindeki damar haritası rakamsal kodlara dönüşerek veri tabanına aktarılacak ve bunun karşılığındaki kimlik bilgileri daha sonraki müracaatlarda kimlik doğrulaması yapılarak muayene için provizyon verilecek.”

    En Son Sağlık Bakanlığı Hastanelerinde Uygulanacak

    Farklı kişilerin kimlik numarası ile muayene olan hatta doğum yapanlara rastlandığını, doğan çocuğun hukuki olarak kime ait olduğu gibi sorunlarla bile karşılaşıldığına dikkati çeken Karaşen, ”avuç içi damar haritası okutma sisteminin 2012 yılının ikinci yarısında” uygulamaya gireceğini söyledi. Karaşen, ”Çünkü, bununla ilgili hem sistem hem hukuki hem de teknolojik olarak birtakım hazırlıkların yapılması gerekiyor. İlk olarak özel hastanelerden başlamak istiyoruz, daha sonra üniversite hastaneleri ve en son Sağlık Bakanlığı hastanelerine bu uygulamayı getirmeyi planlıyoruz” diye konuştu.

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 14 Aralık 2011 / 22:44

    Ağrı İl Emniyet Müdürlüğü’nün, Doğubayazıt ilçesinde yaptığı operasyonda, terör örgütüne büyük darbe vuruldu.

     

    Ağrı İl Emniyet Müdürlüğü, Doğubayazıt ilçesinde yapılan operasyonda, terör örgütü mensubu 1 kişinin, silah ve teçhizatıyla sağ olarak yakalandığı ve aramalar sonucu bulunan bir sığınağın tespit edilerek imha edildiğini bildirdi.

    Ağrı İl Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, intikal eden bilgi doğrultusunda Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Özel Harekat Şube Müdürlüğü görevlilerince, Doğubayazıt ilçesi Yılanlı Köyü’nde, bölücü terör örgütü mensuplarına yönelik bir operasyon gerçekleştirildiğini duyurdu. Açıklamada, şöyle denildi:

    “Operasyon kapsamında terör örgütü mensubu Agit (kod) E.T. isimli şahıs, Doğubayazıt ilçesi Yılanlı Köyü’nde silah ve techizatıyla birlikte sağ olarak yakalanmıştır. Silahlı terör örgütü mensubunun Ağrı Dağı’nda yapmış olduğu yer göstermede yapılan aramalar sonucu bulunan sığınak tespit edilerek imha edilmiştir. Söz konusu terör örgütü mensubunun yapılan sorgulamasında;

    AYDINLATILAN EYLEMLER

    -22.09.2011 tarihinde Doğubayazıt ilçesinden geçen Botaş Doğalgaz Boru Hattına yapılan bombalı saldırı,

    -26.09.2011 tarihinde Iğdır Yenidoğan mevkiinde iş makinelerinin yakılması,

    -26.09.2011 tarihinde Iğdır-Doğubayazıt yolu Pamukgeçiti mevkiinde yol kesme ve TIR yakma,

    -02.10.2011 tarihinde Iğdır İl Emniyet Müdürlüğübinasına yapılan silahlı saldırı,

    -04.10.2011 tarihinde Doğubayazıt İlçesi Türkmen Mezrasında bulunan Baz İstasyonuna yapılan saldırı,

    -13.10.2011 tarihinde Iğdır ilinde yol kenarındaki askeri araçlara yapılan silahlı saldırı,

    -18.10.2011 tarihinde Doğubayazıt İlçe Emniyet MüdürlüğüUluyol Hizmet Binasına yapılan silahlı saldırı eylemleri aydınlatılmış olup, yine örgüt mensubunun barındığı ve gösterdiği yerlerde yapılan aramalarda;

    ELE GEÇİRİLEN MALZEMELER1 adet Kalaşnikof marka uzun namlulu silah

    2 Adet Kalaşnikof marka silaha ait şarjör

    75 adet bu silaha ait Mermi

    3 adet El Bombası

    2 adet Telsiz

    Suç ve suçlularla olan kararlı mücadelemiz, geçmiş dönemde olduğu gibi bundan sonra da devam edecektir.”

    Toplam 48 sayfa, 3. sayfa gösteriliyor.12345102030...Son »

    Tüm Hakkı Vartes'e Aittir