
How Is My Site?
Total Voters: 14




(5,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(5,00 out of 5)
Yazar: olumune_sevdam
Tarih: 13 Temmuz 2011 / 16:02
Futbolda şike iddialarına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra İstanbul Adliyesi’ne sevk edilen Beşiktaş Jimnastik Kulübü Asbaşkanı Serdal Adalı, futbol takımı teknik Tayfur Havutçu ve güvenlik amiri Ahmet Ateş ile İstanbul Büyükşehir Belediyesporlu futbolcular İbrahim Akın ve İskender Alın’ın savcılıktaki sorgusu tamamlandı. Ardından bu 5 kişi savcılık tarafından tuıtuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi.
AKIN VE ALIN İDDİALARI KABUL ETTİ
İBB’li futbolcular İbrahim Akın ve İskender Alın ise savcılıktaki sorguları sırasında kendilerine yöneltilen şike iddialarını kabul etti.
Yazar: olumune_sevdam
Tarih: 13 Temmuz 2011 / 12:57
Liseli kız, boğularak öldürüldü
Gaziosmanpaşa’da lise öğrencisi 15 yaşındaki Gamze Dikgöz, ablasının evinde boğularak öldürülmüş olarak bulundu. Kapıda zorlama olmadığını tespit eden polis, cinayetin bir yakını tarafından işlenmiş olabileceği üzerinde duruyor.
Olay, bugün sabah saatlerinde Gaziosmanpaşa Karlıtepe Mahallesi Çelebiler Sokak’ta meydana geldi. Lise birinci sınıf öğrencisi Gamze Dikgöz, yeğenini Kuran Kursu’na bıraktıktan sonra ablasının evine gitti. Bir süre sonra da eve eniştesi geldi. Kapıyı açan enişte, baldızı Gamze’nin cesediyle karşılaştı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan kontrollerde Gamze Dikgöz’ün öldüğü tespit edildi.
Yapılan ilk incelemede, Gamze Dikgöz’ün boğularak öldürüldüğü saptandı. Kapıda zorlama olmaması ve evden herhangi bir şeyin çalınmamış olmasını dikkate alan polis, cinayetin tanıdık bir kişi tarafından gerçekleştirilmiş olma ihtimali üzerinde duruyor.
Acı haberi alarak eve gelen Gamze’nin ailesi ve yakınları, gözyaşı döktü. Acılı anne ve ablayı, yakınları güçlükle sakinleştirdi.
Gamze’nin cenazesi, yapılan incelemenin ardından Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı.
Yazar: olumune_sevdam
Tarih: 13 Temmuz 2011 / 12:43
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Rum kesiminin, Kıbrıs sorunu çözülmeden Avrupa Birliği dönem başkanı olması durumunda AB ile ilişkilerin donacağını söyledi.
Davutoğlu bu durumda, Türkiye’nin Rum yönetiminin dönem başkanlığını muhatap almasının söz konusu olmayacağını sözlerine ekledi.
Davutoğlu Ukrayna Dışişleri Bakanı Konstantin Grişçenko ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Kıbrıs’taki müzakere süreci ile ilgili soru üzerine, Kıbrıs’taki amaçlarının bir an önce çözüme ulaşılması ve Temmuz 2012′deki Rum tarafının AB dönem başkanlığının ortaklaşa üstlenilmesi olduğu söyledi.
Davutoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
“Eğer bu olmazsa, Kıbrıs Rum tarafı bu müzakereleri geciktirerek gelecek sene 2012 Temmuzunda tek taraflı olarak dönem başkanlığını alırsa bu sadece Ada’da bir çözümsüzlük anlamına gelmez aynı zamanda Türkiye ile AB ilişkilerinin tıkanıklığın ötesinde donma noktası anlamına gelir. Bunu açık bir şekilde Sayın Stefan Füle’ye de söyledim. Biz Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin çözüm olmadan üstleneceği bir dönem başkanlığında Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin sürdürülebileceği kanaatinde değiliz.”
Yazar: olumune_sevdam
Tarih: 12 Temmuz 2011 / 20:22
Sadri Şener çıkarıldığı mahkemece Mahmut Özgener ise savcılık tarafından serbest bırakıldı
Futbolda şike iddialarına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener, 200 bin lira kefalet karşılığında serbest bırakılması talebiyle mahkemeye sevk edildi. Şener, nöbetçi İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinde sorgulanmasının ardından serbest bırakıldı. 200 bin TL’lik kefaleti kaldıran mahkeme yurt dışına çıkış yasağı koydu.
SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliğince 200 bin TL kefalet karşılığı serbest bırakılması talebiyle mahkemeye sevk edilen Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener’in, suçlamaları kabul etmediği belirtildi.
Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’nde futbolda şike iddialarına yönelik soruşturmayı yürüten Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Berk tarafından sorgulanan Sadri Şener’in, sorgusunda şikenin çok kötü bir olay olduğunu söylediği ve hakkındaki suçlamaları kabul etmediği öğrenildi.
Geçtiğimiz sezon Spor Toto Süper Lig’de oynanan Ankaragücü – Fenerbahçe maçı öncesinde, ”Ankaragücü takımına, Fenerbahçe’yi yenmesi için bu takımda kiralık olarak oynayan Trabzonsporlu futbolcu Drago Gabric’in bonservisiyle beraber verilmesinin teklif edilip edilmediğinin” sorulduğu öğrenilen Şener’in, bu konudaki ”teşvik” suçlamalarını kabul etmediğini ve Trabzonspor camiası olarak da böyle bir şeyi tasvip etmediklerini söylediği öğrenildi.
Şener’in, ayrıca, futbol camiasında şike yapıldığına dair söylentileri duyduğunu ve bu konuda somut bilgilerinin olmadığını belirterek şikenin kötü bir şey olduğunu ifade ettiği de kaydedildi.
23 SAYFA İFADE
Bu arada, Şener’in Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğüne gelen avukatları da, gazetecilere yaptıkları açıklamada, Sadri Şener’e, ”3. kişilerle ilgili telefon kayıtları tapelerine ilişkin sorular yöneltildiğini, doğrudan kendisiyle ilgili bir soru sorulmadığını” belirterek, Şener’in toplam 23 sayfa ifade verdiğini kaydettiler.
ÖZGENER SAVCILIKÇA SERBEST
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Eski Başkanı Mahmut Özgener, futbolda şike iddialarına yönelik soruşturma kapsamında ifade verdiği savcılıkça serbest bırakıldı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesine sevk edilen Özşener’in ifadesi, savcı İsmail Göktürk tarafından alındı. Yaklaşık 16.30 sıralarında başlayan ve 5 saat süren ifade alınma işleminin ardından Özgener, savcılıkça serbest bırakıldı. Özgener İstanbul Adliyesinde hakim ve savcıların kullandığı kapıdan çıkışı sırasında basın mensuplarını görmesi üzerine, ”İyi geceler” diyerek arka kapıya yöneldi. Basın mensuplarının da bu kapıya yönelerek görüntü almak istemesi ve sorular yöneltmesi üzerine yoğun kalabalığın arasından güçlükle kendisini bekleyen araca ulaşan Özgener adliyeden ayrıldı.
İKİ YÖNETİCİ SERBEST
Bu arada soruşturma kapsamında Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde sorguları tamamlanan Trabzonspor Kulübü Genel Sekreteri Hasan Yener ile Kulübün Mali İşler Sorumlusu Temel Tarık Kazancıoğlu serbest bırakıldı.
Yazar: olumune_sevdam
Tarih: 12 Temmuz 2011 / 20:16
UEFA, TFF’nin Avrupa kupalarında oynayacak takımlar listesini onayladı.
Yazar: olumune_sevdam
Tarih: 12 Temmuz 2011 / 20:11
Aysal’ın “Bu ateş üfleyerek sönmez” sözlerinin “fırsatçılık” olarak değerlendirildiği açıklama şöyle:
3 Temmuz’dan bu yana ülkemizin gündeminde olan şike soruşturmasından, Türk futbolunun en az zararla çıkması için Türkiye Futbol Federasyonu olarak yoğun bir emek ve çaba harcıyoruz. Bu kritik süreçte; kamuoyunun, Kulüpler Birliği’nin ve futbol ailemizin karşılıksız ve samimi destekleri bizi yüreklendiriyor.
Ancak bugün Galatasaray Kulübü’nün Başkan Ünal Aysal imzası ile yaptığı açıklama, açık söylemek gerekirse bizleri şaşırttı ve üzdü.
Çok değil sadece 24 saat önce yapılan TFF-Kulüpler Birliği toplantısına katılan Galatasaray 2. Başkanı Ali Dürüst, o toplantıdaki görüşleri benimsemiş ve TFF’nin alacağı her kararı destekleyeceğini belirtmiştir.
Türk futbolunun geleceğini planlayacak bu toplantıya, mazereti nedeniyle katılamayan Galatasaray Kulübü Başkanı, bugün yaptığı bu açıklama ile 106 yıllık bir camiayı temsil eden 2. Başkanı’nı da oldukça güç bir duruma düşürmektedir.
Sonuçları nereye kadar ulaşacağı belli olmayan bu kriz üzerinden “bu ateş üfleyerek sönmez” diyerek fırsatçılık yapmak, elde herhangi bir belge ve delil olmadan hukuka ve adalete aykırı sonuçlar yaratabilecek nitelikte alelacele karar verilmesini beklemek, yüzlerce yıllık bir eğitim kurumunun temelleri üzerine yükselmiş olan Galatasaray Spor Kulübü’nün Başkanı’na hiç yakışmamaktadır. Kişi ve kurumları zan altında bırakan bu açıklamayı, Türk Futbolunun karar organı olan Türkiye Futbol Federasyonu olarak kınıyoruz.
Türkiye Futbol Federasyonu, en doğru ve en adil kararı verebilmek adına hukuki süreci beklemektedir. Buna başka bir anlam yüklemeye çalışmak, en hafif ifadesiyle insafsızlıktır.
Hatırlatmak isteriz ki, 29 Haziran 2011 tarihi ile birlikte sadece Türkiye Futbol Federasyonu’nun yönetimi değişmemiş, futbolumuzda yeni bir dönem de başlamıştır. Bambaşka bir yönetim anlayışının egemen olacağı bu düzende, eski alışkanlıklarını devam ettireceğini düşünen tüm paydaşlarımızın yanılacağını bir kez daha vurgulamakta yarar görüyoruz.
Bu kapsamda, Galatasaray Kulübü’nü ve açıklamada imzası olan Sayın Başkan’ı, bu konuda sağduyulu davranmaya davet ediyor, benzeri açıklamaların devam etmesi halinde ise Futbol Disiplin Talimatı’nın ilgili hükümlerinin işletileceğini hatırlatıyoruz. Gençlerbirliği Kulübü Başkanı İlhan Cavcav, Galatasaray Kulübü Başkanı Ünay Aysal’ın, futbolda şike iddialarına yönelik soruşturmaya ilişkin, ”Türk futbolu çok ağır bir şaibe altında. Kararların geciktirildiği her gün Türk sporuna zarar vermektedir” şeklindeki açıklamasına tepki gösterdi.
İLHAN CAVCAV DA TEPKİ GÖSTERDİ
Cavcav, yaptığı açıklamada, Kulüpler Birliği olarak dün, 18 kulübün temsilcilerinin de katılımıyla Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) yöneticileri ile bir toplantı yaptıklarını ve bu toplantıya Galatasaray Kulübünü temsilen Ali Dürüst’ün de katıldığını hatırlatarak, ”Söz konusu toplantıda, Kulüpler Birliği olarak federasyonumuzla birlik ve beraberlik içinde, liglerin daha önceden planlandığı şekilde devam etmesi ve şike soruşturmasında adı geçen takımların ligden düşürülmemeleri konusunda ortak karar aldık. Aldığımız bu kararı da yaşça en büyük olmam nedeniyle kamuoyuna ben açıkladım” dedi.
Kulüpler Birliği ve TFF’nin ortaklaşa almış oldukları bu karara karşın bugün Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal’ın açıklamalarını medyadan öğrendiğini dile getiren Cavcav, ”Galatasaray Kulübü Başkanı Aysal’ın yapmış olduğu bu açıklamaları Türk futboluna indirilmiş bir darbe olarak görüyorum ve kınıyorum. Bununla birlikte TFF’ye, bizlere göstermiş oldukları yakın ilgiden dolayı sonsuz teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum” ifadelerini kullandı
Yazar: olumune_sevdam
Tarih: 12 Temmuz 2011 / 8:48
Futbol Federasyonu başkanı Mehmet Ali Aydınlar dün gece Kanaltürk’te yayınlanan Telegol programına telefonla katıldı ve önemli açıklamalar yaptı.
hiç ismi geçmeyen takımların da bulunduğunu söyledi.
Programın moderatörü Serhat Ulueren, yorumcular Ziya Şengül ve Gökmen Özdenak ile konuklar TFF eski yöneticisi Ata Aksu ve Taraf Gazetesi muhabiri Mehmet Baransu’nun sorularını cevapladı. İşte Aydınlar’ın canlı telefon bağlantısı ile katıldığı Telegol’deki açıklamalarından satırbaşları…
“BİLGİ ALDIK BELGE GÖRMEDİK”
“Bizim elimizde Futbol Federasyonu olarak bir delil yok. Delil olmadan da bir karar vermemiz mümkün değil. Bu nedenle savcı iddianame verip delilleri görene kadar bir karar almamız mümkün değil.
Bu işlere karışanları ömür boyu futboldan men etme hakkımız var. Biz de en ağır cezaları vereceğiz. Ama kişisel görüşüm kurumlarla kişileri karıştırmamak gerektiği yönünde. Bir üst mahkemeden de tutuklama kararı çıktığı taktirde biz de disiplin soruşturmasını başlatacağız. Şunu karıştırmamak lazım. Bu işin içinde sadece Fenerbahçe yok. 6-7 tane daha kulüp var. iki tane daha büyük kulüp var. Bizim elimizde sihirli değnek yok. Herkesi memnun etmemiz mümkün değil.
Elimizde delil yok. Biz emmniyetten ve savcıdan sadece bilgi aldık. Hiç belge görmedik. Soruşturmanın tamamlanması için bizim bir süre vermemiz mümkün değil. Karar almamız için savcının iddianame vermesi ve bizim de delilleri görmemiz gerekli.
Bir kişi çıkıp rakip takımın oyuncusu ile anlaşma yaparsa bundan tüm kulübü srumlu tutmak sizce ne kadar doğru? Kişisel görüşüm, kurumları kişilerden ayırt etmek lazım. Ama tabii ki statülerin ve yasaların dışına çıkmamız mümkün değil. Bir şekilde yasalara uygun karar almamız lazım.
“Ben hukukçu değilim. Ama şimdi savcının kişiler hakkında verdği bir iddianame var. Ama biz iddianameyi bir bütün olarak görmek istiyoruz. Şimdi tutuklanan yöneticiler varç YArın öbür gün yenilerinin olmayacağını nereden bilebiliriz. Onları görmeden bir karar vermemiz ne kadar doğru olur.
“İŞİN İÇİNDE HİÇ İSMİ GEÇMEYEN KULÜP DE VAR”
Biz hangi kulüplerin bu işin içinde olduğunu biliyoruz. Kulüplerin isimlerini biliyoruz. Hiç ismi geçmeyen kulüp de var bu işin içinde. Ama şu anda size söylemem mümkün değil.
(Serhat Ulueren’in “Mahmut Özgener bu operasyonun yapılacağını bildiği için yeniden aday olmak istemediği iddiaları var, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz” sorusu üzerine…
“Benle ilgili de bu tip şeyler söyleniyor. Ne Mahmut Özgener bu olaydan haberdardı, ne ben haberdardım. Bu iddiaların hiçbiri doğru değildir.”
ÜÇ HAKEM DE İŞİN İÇİNDE İDDİASI
Üç tane hakemin bu soruşturmanın içinde olduğuna dair benim bir bilgim yok.
Evet daha önceki açıklamalarımda “Durum çok vahim, yargı kararını beklemeden, karar vereceğiz” dedim. Ama şimdi de tersini söylemedim. Durum değişmedi. Yargı kararını beklemeden karar vereceğiz. İddianameyi bekleyeceğiz.
“AZİZ YILDIRIM BENİM DE KULÜBÜMÜN BAŞKANIDIR”
Hastanede Aziz Yıldırım’ı yaptığımız ziyaret tamamen insani bir ziyarettir. Aziz Yıldırım bir kulüp başkanıdır, benim de kulübümün başkanıdır. Kendisini ziyaretim tamemen insanidir. Bu ziyarette de kendisine geçmiş olsun dedim, başka da bir şey konuşulmamıştır.
Yazar: olumune_sevdam
Tarih: 12 Temmuz 2011 / 8:12
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın mahkemedeki ifadesi gazetelere yansıdı. Yıldırım’ın ifade sırasında bir iddiayı da gündeme taşıdığı öğrenildi. Yıldırım, daha gözaltındayken tahlil kağıtlarına adres olarak Metris cezaevi yazıldığını iddia etti.
Aziz Yıldırım savcıya verdiği ifadede şunları söyledi:” İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü Labaratuvarında ait şahsımla ilgili yapılan laboratuar test sonuçlarına ilişkin belgeleri sunuyorum. Belgede hasta adı olarak benim adım yazılırken karşısında ise adres olarak Metris 1 ve 2 nolu Kapalı Cezaevi İnfaz Kurumu yazılmış. Yanında da istek yapan kirişinin adı… Bu tahliller yapıldığında daha savcılığa dahi sevk edilmemiştim. Ancak suçlu bulunup tutuklanmışım gibi adresimde kapalı cezaevi olarak yazıldı. Bu da yapılan soruşturmanın art niyetli olduğunu önceden kurgulanmış ön yargılı bir soruşturma olduğunu göstermektedir.”
Yazar: olumune_sevdam
Tarih: 12 Temmuz 2011 / 7:46
Samsun’un Ayvacık ilçesinde güvenlik güçleri ile 4 kişilik terörist gurup arasında çatışma çıktı. 1 terörist yaralı ele geçirilirken, 3 kişilik terörist grupla çatışma sürüyor.
Ayvacık İlçesi kırsalında 4 kişilik terörist grubunun olduğu ihbarını alan güvenlik güçleri, bölgede geniş çaplı operasyon başlattı. Sabaha karşı Terice köyü yakında bulunan Terice akarsuyunun üst kısımlarında güvenlik güçleri ile teröristler arasında sıcak temas sağlandı.
Çatışmada Can Oğuzsoy isimli 1 terörist yaralı ele geçirilirken, 3 terörist ise kaçtı. Takip sonucu sıkıştırılan terörist grup ile güvenlik güçleri arasında çatışma sürüyor.
Hafif yaralı olan terörist ise İlçe Jandarma Komutanlığı’nda gözaltında tutuluyor.
Yazar: olumune_sevdam
Tarih: 12 Temmuz 2011 / 7:35
İstanbul Emniyet Müdürlüğüne getirilen iki futbolcu, sağlık kontrollerinin yapılması için Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirildi.
Sağlık kontrolünden geçirilen Akın ve Alın daha sonra tekrar Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.
Futbolcular, hastane çıkışında gazetecilerin “neden gözaltına alındınız” sorusunu yanıtsız bıraktı.
ADALI VE HAVUTÇU İSTANBUL’DA
Bu arada futbolda şike iddialarına yönelik soruşturma kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından şüpheli sıfatıyla ifade vermek için çağrılan Beşiktaş Futbol Komitesi Başkanı Serdal Adalı ve teknik direktör Tayfur Havutçu İstanbul’a geldi.
Adalı ve Havutçu, Beşiktaş’ın kamp yaptığı Avusturya’dan dün akşam saat 21:30 sıralarında ifade vermek için özel uçakla İstanbul’a geldi. Serdal Adalı ve Tayfur Havutçu’nun pasaport işlemlerinin ardından Atatürk Havalimanı Genel Havacılık Terminali’nden ayrıldığı öğrenildi.