logo

|||Yalan Soyleyecek Kadar Hiçkimseden Korkmam !!! |||İmza / vartes|||
SesliSitem.Com Türkiyenin En Büyük En Hareketli Sesli Chat Sesli Sohbet Platformu!

Sitemize Hoşgeldiniz.
Tarih: 05-02-2012
Saat: 21:48

Site Map Contacts anasayfa

Aktive X Yukle

Aktive X Yukle

Anket

    • How Is My Site?

      • Good (64%, 9 Votes)
      • Excellent (14%, 2 Votes)
      • Bad (7%, 1 Votes)
      • Can Be Improved (7%, 1 Votes)
      • No Comments (8%, 1 Votes)

      Total Voters: 14

      Loading ... Loading ...
  • Üye Panelİ

    REKLAM

    reklam

    SON YORUMLAR

    • ahmet: ee yuhh artik bir ülkenin genelkurbaybaşkani eyer korkuyorsa dieyecek bir laf bulamiyorum ya
    • YağmuR: aminnnnnnnn kardeşim benim cümlemizinde inşlh
    • dogukan10: Eyvallah Saolasın Cemil Agabey Bu Videoyu Yuklucem Dıye Kayıt Olmadıgım Vıdeo Sıtesı Kalmadı 3-4 saat Cok...
    • olumune_sevdam: sitemiz adminlerinden doğukan10 arkadaşımıza hazırlamış olduğu videodan dolayı tşkr eedr...
    • YagmuR: emeğine sağlık….

    SON DAKiKA HABERLER

    TAKVİM

    Şubat 2012
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Oca    
     12345
    6789101112
    13141516171819
    20212223242526
    272829  
    ?
    You are here: Home
    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 22 Aralık 2011 / 18:24

    İki maddelik teklif kabul edildi.

     

     

    Fransa Meclisi, soykırımın inkarını cezalandıran teklifi kabul etti. Türkiye’nin Paris Büyükelçisi, istişareler için Türkiye’ye çağırılıyor.

    Fransa meclisi genel kurulu, 1915 olaylarının ‘soykırım’ olmadığı yönündeki ifadelerin suç sayılmasını öngören yasa teklifi 38 oyla geçti.  Yasayla birlikte artık Ermeni dernekleri de konuyla ilgili dava açma hakkı kazandı. Yasanın, tarihçileri ve bilim insanlarını kapsam dışı bırakması teklifi ise kabul görmedi. Artık ‘soykırım’ demeyen bilim insanları bile cezalandırılacak.

    Genel kuruldaki oturuma 577 milletvekilinden sadece 70′e yakını katıldı. İki maddeden oluşan teklif, oy çokluğuyla kabul edildi. Teklifin görüşülmesi yaklaşık dört saat sürdü.
    7 Aralık’ta Fransa meclisi yasalar komisyonunda kabul edilen teklifin, başkanlık divanında hükümetin de itiraz etmemesi üzerine resmen gündeme alınması kararlaştırılmıştı.

    Yasa teklifinde, “Fransız yasaları tarafından tanınan soykırımların reddi, bir yıl ve 45 bin avro para cezasına çarptırılır” ifadesi yer alıyor. Fransa parlamentosu, 29 Ocak 2001 tarihinde, “Fransa, 1915 yılındaki Ermeni soykırımını tanır” ifadesiyle kaleme alınan bir yasayı onaylamıştı.

    Fransa meclisi, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddinin suç sayılmasını öngören bir yasa teklifini 2006 yılında onaylamıştı. Ancak Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, bu teklifin senatoya gelmesini engellediği için teklif yasalaşmamıştı.

    Fransa’daki Sosyalistler, bu yasa teklifini Mayıs ayında senato gündemine getirmiş, ancak ezici bir çoğunlukla teklifin oylanma önerisi reddedilmişti.

    Teklifin mecliste kabul edilmesi yasalaşması anlamına gelmiyor. Şimdi Senato’nun onayı gerekiyor.

    Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimleri nisan ayında yapılacak ve teklifi daha önce engelleyen Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin şimdi desteklediği teklif ile seçimleri düşündüğü yorumları yapılıyor.

    PARİS BÜYÜKELÇİSİ ANKARA’YA ÇAĞRILDI

    Fransa’nın 1915 olaylarının ‘soykırım’ olmadığı yönündeki ifadelerin suç sayılmasını öngören yasa teklifini kabul etmesinin ardından, Türkiye, Paris Büyükelçisi Tahsin Burcuoğlu’nu Ankara’ya geri çekti.

    Fransa’nın da diplomatik teamül gereği, Ankara’daki Büyükelçisini Paris’e geri çağırması bekleniyor.

    Türk bakan milletvekili ve diğer üst düzeyde bürokratların Fransa’ya yapacağı ziyaretlerin askıya alınması bekleniyor.

    2001 yılında kabul edilen yasanın ardından Türkiye eski Paris Büyükelçisi Sönmez Köksal’ı Ankara’ya geri çekerken, Fransa’ya yapılan bütün resmi ve özel ziyaretler askıya alınmıştı.

    -İSVİÇRE DE İNKAR YASASINI TANIYOR-

    Fransa’dan sonra İsviçre’de 2003’de İsviçre Parlamentosu’nun alt kanadı olan Ulusal Konsey sözde Ermeni soykırımını tanıyan bir tasarıyı kabul ederek Fransa’dan sonra “Ermeni soykırımı”nı resmen tanımıştı.

    İsviçre, 2005 yılında ise Ermeni olaylarının soykırım olmadığını söyleyenlere ceza öngören yasayı kabul etmişti.

    Türkiye İsviçre’nin kararını bir nota ile protesto edip “kararı şiddetle kınadığını” açıklamıştı ve Türkiye ve Fransa arasındaki diplomatik ilişkiler sarsılmıştı.

    Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, 2004’de Türkgücü Derneği tarafından Winterhur’da düzenlenen bir konferansta Ermeni iddialarının aksini savunan bir tebliğ verince İsviçre makamları Halaçoğlu hakkında tutuklama kararı çıkarmıştı.

    Fransız Senatosu’na gidecek
    Tasarı senatoya geldiğinde ‘değişiklik önergesi verilmeden’ geçerse yasalaşabilecek. Değişiklik önergesi verirse yeniden ulusal mecliste ele alınacak. Parlamento yasayı görüştüğü akşam 9 Ocak’a kadar sürecek Noel tatiline girecek. Bu tarihte parlamentodan geçen yasa senatoya sevk edilecek. Cumhurbaşkanlığı seçimleri nedeniyle her iki meclis de 22 Şubat’ta yeniden tatile girecek. Yasa bu tarihe kadar yetişmezse kadük (geçersiz) kalacak.

    5 soruda inkâr yasası

    Yasa neden değişti?
    Fransa Ulusal Meclisi’nin Anayasa Komisyonu’nda bir yıldır görüşülen tasarı ilk önce “Irkçılıkla mücadele ve Ermeni soykırımını inkâr edenlerin cezalandırılmasına ilişkin yasa tasarısı” başlığını taşıyordu. Ancak komisyon Türkiye’den gelecek tepkilerle adını “Yasayla kabul edilen soykırımların inkârının cezalandırılmasına ilişkin yasa” olarak değiştirilerek Yahudi soykırımını inkârına ilişkin suçları da kapsar hale getirildi.

    Yasa ne getiriyor?
    İktidar vekili Valerie Boyer’in sunduğu ve hükümetin de desteklediği yasa tasarısı, ‘Fransa’da varlığı yasayla kabul edilen Ermeni soykırımını inkâr edenlere en fazla 1 yıla kadar hapis ve 45 bin Euro’ya kadar para cezası verilmesini’ öngörüyor. 2001’de 1915 olayları Ermeni soykırımı diye tanınmıştı.

    Kimler dava açabilecek?
    Soykırımı inkâr konusunda kamu davası açılamayacak. Ancak suçtan zarar gördüğünü ileri süren kişiler ya da dernekler dava açma yetkisine sahip olacak.

    Kimler yargılanabilecek?
    Yasaya göre, ikinci bir kişiyle konuyu tartışan her hangi bir Türk’ten, bunu bir panelde anlatan bir uzmana, konuyu araştıran bilim adamı ve tarihçilerden siyasetçilere ve bunu basın yoluyla yayan gazetecilere kadar, “Ermeni soykırımının olmadığını, hatta olması konusunda şüpheleri olduğunu” açıklayan herkes yargılanabilecek. Ancak yasanın nasıl uygulanacağı, yasa çıktıktan sonra ilgili bakanlık tarafından yayınlanacak yönetmelik ve genelgeler ile netlik kazanacak.

    Basına da ceza var mı?
    Yasayla, 1881 tarihli Basın Yasası’na da atıfta bulunularak, inkârın basın yayın yoluyla yayınlanması da yasaklanıyor. Bu durumda medyada yer alabilecek “sözde soykırım” ifadesi Fransa’da suç teşkil edecek. Yayın kuruluşu da kanun karşısında sorumlu tutulacak. Ancak yargılama usulleri ve cezalar çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenecek.

     

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 22 Aralık 2011 / 18:14

    Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Ermeni soykırımını inkar yasası teklifinin Fransa Parlamentosu’nda kabul edilmesi halinde Fransa’nın Ankara Büyükelçiliği’nin karşısına Cezayir’de yapılan mezalimi anlatan bir anıt dikeceklerini söylemişti. Tasarı Fransız Meclisi’nde kabul edildi.

     

    Gökçek şöyle konuştu: “Biz başka ülkeyle gereksiz yere çatışmak istemeyiz. Ama çatışmayı kendileri istiyorsa dünya kamuoyunda ses getirecek çok daha büyük işler yapmasını biliriz. Ankara’da bunun ilk adımı olarak Fransa Büyükelçiliği’nin karşısında tespit ettiğimiz üç yerden birine Fransız Mezalimi Anıtı dikeceğiz. Anıtta başta Fransa’nın Cezayir’e yaptığı mezalim olmak üzere diğer ülkelere yaptıklarını anlatacağız. Anıtın bir yerine koyacağımız bir tuşla da yoldan geçenlerin rahatlıkla duyabileceği şekilde Cezayir Milli Marşı’nın çalınmasını sağlayacağız. Fransız Mezalimi Anıtı’nı öyle bir yere koyacağız ki başta büyükelçi olmak üzere Fransa Büyükelçiliği’ne giden herkes rahatlıkla görebilecek.”             

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 21 Aralık 2011 / 12:30

     

     

    Diyarbakır’da kontrolden çıkan tuğla yüklü TIR ile midibüsün çarpışması sonucu meydana gelen kazada, ilk belirlemelere göre 24 kişi öldü, 8 kişi de yaralandı. Feci kaza sonrası yaralılar, hastanalerde tedaviye alındı. 

    Kaza, bugün saat 13.30 sıralarında Diyarbakır-Batman sınırındaki Salat Mevkii’nde meyadan geldi. Diyarbakır’dan Batman yönüne giden henüz sürücüsü ve plakası belirlenemeyen tuğla yüklü TIR, kontrolden çıkıp karşı yönden gelen midibüsle kafa kafaya çarpıştı.

    Çarpışmanın etkisiyle TIR yan yatarken, midibüste bulunan yolcular yola savruldu. Ortalığın savaş alanına döndüğü kazada, bazı yolcular tuğlaların altında kaldı. Kazada,  ilk belirlemelere göre 24 kişi öldü, 8 kişi de yaralandı. 

    Kazanın ardından bölgeye jandarma, arama- kurtarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler, tuğlaların altında kalan kişileri çıkarmak için yoğun bir çalışma başlattı.  Kısa sürede tuğlaların altından çıkarılan yaralılar, hazır bekleyen ambulanslarla bölgedeki çeşitli hastanelere kaldırılarak tedaviye alındı 

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 21 Aralık 2011 / 12:23

     

    Diyarbakır’ın Dicle ilçesi ile Elazığ’ın Arıcak ilçeleri ara hattında yer alan Görese Dağı bölgesinde 4 gündür devam eden operasyonlarda 21 teröristin öldürüldüğü bildirildi.

    Diyarbakır’ın Dicle ilçesine bağlı Kurşunlu ile Elazığ’ın Arıcak ilçesi arasında kalan Görese Dağı’na kış üstlenmesi için geçen 50 PKK’lıya yönelik 5 bin askerle düzenlenen operasyonlar sırasında şu ana kadar 21 teröristin öldürüldüğü bildirildi. Görese Dağı’ndaki operasyona Diyarbakır Polis Özel Harekat Şube Müdürlüğü’nden 4 tim, Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanlığı’na bağlı Jandarma Özel Harekat timleri, Dicle Özel Görev Kuvvet Komutanlığı ile Hani ve Ergani İlçe Jandarma Komutanlıkları’ndan da komando birlikleri katılırken, 6 Kobra helikopteri de havadan destek verdi. Abluka altına alınan bölge İHA’lar tarafından kontrol edilirken, teröristlerin tespit edildiği bölgeler kobralarla bombalandı. 

    Kar kalınlığının yer yer 2 metreyi bulduğu arazide teröristlerin 3 ve 5′er kişilik gruplara ayrılıp kurtulmaya çalıştığı bildirildi.  Bölgede çok sayıda sığınak imha edildi, silah ve yaşam malzemesi ele geçirildi, diğer teröristleri etkisiz hale getirmek amacıyla bölgedeki operasyonların sürdüğü bildirildi. 

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 21 Aralık 2011 / 9:51

    Terör örgütü PKK’ya yönelik başlatılan operasyon kapsamında Cudi Dağı’nda 3 terörist öldürüldü,2′si teslim oldu.

     

    Güvenlik güçlerinin terör örgütüne yönelik düzenlediği operasyonlar devam ediyor.

    Şırnak’ın Cudi Dağı’nda nokta operasyonu düzenleyen güvenlik güçleri, PKK’lı teröristlerle çatışmaya girdi.

    Çatışmada güvenlik güçleri zayiat vermezken 3 PKK’lı ölü ele geçirildi. 2 terör örgütü üyesi ise teslim oldu.Terör örgütünün Türkiye’de barındığı önemli yerlerden biri olan Cudi Dağı’na asker ve polislerin katılımıyla nokta operasyonlar sürüyor. Görüntü ve istihbarat çalışmaları sonucunda teröristlerin bulunduğu derin bir vadiye operasyon yapıldı. Teröristlerle temasın kurulmasından sonra çatışma yaşandı.

    Çıkan çatışmada vadide kıstırılan teröristlerden 3′ü öldürüldü. Kaçamayan 2 terör örgütü militanı ise güvenlik güçlerine teslim oldu. Bölgede varlığı belirlenen bazı teröristlere yönelik operasyonların da devam ettiği öğrenildi.

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 21 Aralık 2011 / 9:35

    Bombalanacak hedeflerin koordinatlarını Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na 18 kez yanlış veren komutanın ikinci bir skandalı daha ortaya çıktı

     

    Hava Kuvvetleri’ne yanlış koordinat bildiren Yüzbaşı Atlıhan’ın daha önce de yanlış yönlendirme yaptığı belirlendi.

    Genelkurmay Başkanlığı tarafından verilen istihbarat sonucu hazırladığı raporla bombalanacak hedeflerin koordinatlarını Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na 18 kez yanlış verip, hedefleri vurmaya giden jetlere, dağı taşı bombalatan Yüzbaşı Eyüp Atlıhan‘ın aynı tarihlerde ikinci bir skandala daha imza attığı ortaya çıktı.

    230 PKK’LININ YERİNİ SÖYLEMEDİ

    Belgelere göre Atlıhan, bu skandaldan sadece iki gün sonra yine Genelkurmay ve Jandarma tarafından kendilerine yedi gün önce verilen 230 PKK’lının bulunduğu yerlere dair istihbaratı geciktirip, PKK’lılar bölgeden ayrıldıktan sonra rapor hazırlamış.

    İŞTE O SKANDAL

    Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı 18 Ekim 2011 tarihinde Yüzbaşı Eyyüp Atlıhan’ın bulunduğu birime Hakkâri-Şemdinli kırsalında 15, 24 ekimde Şemdinli- Yaylapınar kırsalında 25 ve Şemdinli-Çemelluva bölgesinde de 70- 80 PKK’lının bulunduğu bilgisi veriliyor. Atlıhan’a bir gün sonra da Genelkurmay tarafından bir istihbarat notu iletiliyor. Gelen notta, Türkiye’ye giriş hazırlığında olan 40’ı kadın 200 PKK’lının olduğu, bu kişilerin Sıladize alanına intikal ettikleri, 28 ekimden itibaren küçük gruplar halinde Türkiye’ye giriş yapacakları bildiriliyor.

    Yine Genelkurmay’a gönderilen raporda, Irak-Pırmenda alanı Soreki bölgesinde barınmakta olan 100 PKK’lının bulunduğu, üç gruba ayrılmak suretiyle 24 ekim günü saat 19:00’da Irak-Kani Rash’a hareket ettikleri, bu grubun 24 veya 25 ekimde bulundukları bölgeden ayrılarak, Şemdinli-Samanlı veya Şemdinli- Mordağ üzerinden Türkiye’ye giriş yapmayı planladıkları, 25 kişilik grubun 23 ekimde Irak-Arı bölgesinden hareketle, Şemdinli-Gasto üzerinden Şemdinli-Günyazı Köyü-Mırgesav Dağı istikametine intikal ettikleri istihbaratı veriliyor.

    PKK’LILARIN YERİNİ SÖYLEYECEĞİNE…

    26 ekimde ise Genelkurmay bir başka istihbarat notunu Yüzbaşı Atlıhan’a iletiliyor. Gelen istihbaratta 100 kişilik PKK grubu içerisinde faaliyet gösteren 20 kişilik grubun, 25 ekim günü saat 02:00’da Mordağ Köyü’nün yaklaşık 400 metre civarından geçiş yaptıkları, koordinatlarıyla veriliyor. Ardından da aynı grubun Şemdinli’ye geçiş yapma hazırlığında olduğu belirtilip, operasyon yapılması isteniyor.
    Tüm bu raporların ardından Atlıhan, kasım ayının ilk haftasında beş sayfalık rapor hazırlayıp, Hava Kuvvetleri’ne gönderiyor. Daha önceki raporlarda koordinatları yanlış verip dağı taşı bombalatan yüzbaşı, bu kez de PKK’lıların bulundukları bölgeleri vermek yerine, “Ağır silah mevzilerinin” ve “Barınma yerlerinin” koordinatlarını bildiriyor.

    Taraf’ın haberine göre, kendisine ilk istihbarat raporu 18 ekimde, ardından 24, 25 ve 26 ekim tarihlerinde yeni raporlar gelmesine rağmen, yüzbaşı kasımın ilk haftası “Harekât Yıldırım” koduyla rapor düzenliyor. Ekim ayının son haftası bölgede bunca hareketlilik gözlenirken, vaktinde rapor hazırlanmayıp, bölgede bulunan PKK’lıların kaçışı sağlanıyor

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 21 Aralık 2011 / 9:27

    PKK/KCK terör örgütü adına yayın yaptığı belirtilen medya organlarının terör örgütünden ne kadar para aldıkları da belirlendi.

     

    PKK’nın üst yapılanması KCK’ya yönelik İstanbul merkezli düzenlenen eşzamanlı operasyonda 41 kişi gözaltına alındı. 17 kişinin de arandığı öğrenildi. Şüphelilerin terör örgütü adına basın yayın yoluyla faaliyet yürütmekle suçlandığı bildirildi.
     
    İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla 4 yıl süren teknik ve fiziki takibin ardından Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. İstanbul merkezli Diyarbakır, Mardin, Van, Şırnak, Ankara, İzmir ve Mersin’de eş zamanlı operasyon yapıldı. Özgür Gündem Gazetesi, Dicle Haber Ajansı (DİHA), Fırat Haber Ajansı (ANF), Etkin Haber Ajansı’nın (ETHA) merkez ve bürolarında arama yapıldı. Gözaltına alınanlar arasında Azadiya Welat Gazetesi, Etik Haber Ajansı, Özgür Halk Dergisi ve BDP’lilerin de bulunduğu öğrenildi. Hakkında işlem yapılan kişilerin, KCK İdeolojik Alan Merkesi Basın Yayın Komitesi içerisinde faaliyet yürüttükleri iddia edildi. ROJ TV’nin Belçika sorumlusu Baki Gül ile Fırat Haber Ajansı’nın Hollanda sorumlusu İsmet Kayhan’ın da şüpheli olarak arandığı belirtildi. 
     
    7 BÖLGEDE FAALİYET
     
    Bugün Gazetesi’nin haberine göre PKK/KCK terör örgütü adına yayın yaptığı belirtilen medya organlarının KCK Basın Komitesi adıyla tek çatı altında toplandığı ve tek merkezden belirlenen yayın politikaları çerçevesinde faaliyet gösterdikleri iddia edildi.

    KCK Basın Komitesi’nin Türkiye, Avrupa, İran, Irak, Suriye, Rusya, Ermenistan ve kırsal alan olmak üzere 7 bölgede faaliyet gösterdiği belirlendi. Örgütün yayın politikası doğrultusunda basında PKK ve Abdullah Öcalan propagandası, ajitasyon, dezenformasyon, bilgi kirliliği ve provokasyon amaçlı yayınlar yaptıkları öne sürüldü.

    Bu kapsamda KCK Basın Komitesi’nin örgüte katılım ve finansal destek propagandası, PKK/KCK gündeminin örgüt kadrolarına aktarılması, örgüt sempatizanlarının sokak eylemlerine yönlendirilmesi, Türk- Kürt ayrışması ve çatışma çıkarma amaçlı yayınlar yaptığı belirtildi. 

     
    EYLEMİ YAYIN TOPLANTISINDAN ÖNCE YAPIN
     
    Operasyon öncesindeki polisin teknik ve fiziki takibine çok ilginç mesajlar takıldı. Edinilen bilgiye göre KCK Basın Komitesi Kandil’de bulunan örgüt yönetimine “Eylemleri yayın kurulu toplantısından önce yapın ki gündem olsun, haberlere yetiştirebilelim” mesajı gönderdiği iddia edildi. Teknik ve fiziki çalışmalarda KCK Basın Komitesi Başkanlığını Mustafa Karasu’nun, KCK Basın Komitesi Türkiye Sorumluluğu’nu ise Cemil Şerik’in yaptığı tespit edildi.
     
    KANDİL’DEN  BASIN KOMİTESİ’NE 38 MİLYON EURO
     
    Öcalan’ın avukatlarına yönelik yapılan operasyonda ele geçirilen Rapor-2 isimli belgede “Karayılan’ın verdiği bilgiye göre örgütün 60 milyon Euro’luk bütçesinin 38 milyonunun basın faaliyetlerine harcandığı” bilgisinin bulunduğu kaydedildi. ROJ TV’nin bağlı bulunduğu Mezopotamya Broadcast Şirketi tarafından PKK’nın yayın organı olduğu iddia edilen Dicle Haber Ajansı’na her ay 16 Bin Euro, Fırat Haber Ajansı’na ise 13 bin Euro gönderildiği belirlendi. 
     
    DEVRİMCİ KARARGAH MODELİ
     
    2007′de Kandil’de gerçekleştirilen 4. Basın Yayın Konferansı’nda da PKK yanlısı basın yayın organlarında görevli örgüt mensuplarının PKK, PJAK ve Mahmur kamplarında eğitim görmelerinin kararlaştırıldığı tespit edildi. KCK Basın Komitesi’nin 2001′den itibaren 2 yılda bir Kandil’de bulunan kamplarda Basın Yayın Konferansı düzenleyerek yayın politikalarının belirlendiği tespit edildi. Bu toplantılarda Abdullah Öcalan’ın gösterdiği yolda yayın çizgisinin belirlenmesi gerektiği Basın Komitesi’ne anlatıldı. Basın yayın organlarında Devrimci Karargah terör örgütü modeliyle yapılanılması gerektiği belirtildi.
     
    EYLEM TALİMATLARI ROJ TV’DEN
     
    Soruşturmadaki tespitlere göre PKK’lı Vedat Acar tarafından Taksim’de gerçekleştirilen canlı bomba eylemi için talimatı ROJ TV’den aldığı daha önce gündeme gelmişti. KCK Basın Komitesi’ne yönelik soruşturmada da 23 Eylül 2011′de BDP Sultangazi İlçe Başkanlığı binasında yapılan KCK toplantısında bir örgüt mensubunun “Pazar günü 8.30′da Sultangazi, 4 tane mahallede eylem var. Siz böyle hani Roj TV’nin alt yazısında geçsin” şeklinde ifadeleri yer aldığı öğrenildi. Bu ifadelerle bazı eylem talimatlarının ROJ TV yayınındaki alt yazı geçişleri ile verildiği iddia edildi.
     
    “DAĞ YAŞAMINI ÖZENDİRİYORDUK”
     
    2010′da terör örgütünden kaçarak teslim olan Besime Mordeniz’in ifadesi de KCK Basın Komitesi’nin faaliyetleri hakkında ayrıntılı bilgileri ortaya koydu. PKK’lı Mordeniz, KCK Basın Komitesi adına Dole Koge Kampı’nda muhabirlik yaptığı dönemde kamptaki yaşamı videoya çekerek örgütün basın yayın organlarına gönderdiklerini, ROJ TV’de yayınlanmasını sağladıklarını ve dağ yaşamını cazip göstererek örgüte katılımı artırmayı amaçladıklarını itiraf etti. Mordeniz’in kırsalda bulunan kamplarda silahlı eğitim alırken çekilmiş fotoğrafları da ele geçirildi.
     
    KİMLER GÖZALTINA ALINDI?
     
    Sarp Kuray’ın kızı Birgün ve ANF muhabiri Zeynep Kuray, Vatan Gazetesi muhabiri Çağdaş Ulus, AFP Foto muhabiri Mustafa Özer, Dicle Haber Ajansı (DİHA) İstanbul Haber Müdürü Fatma Koçak, Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Arzu Demir, Berhudan Yaruk, Nahide Ermiş, Çağdaş Kaplan, Ömer Çelik, Çiğdem Aslan, Cihan Albay, Kenan Kırkaya, Semiha Alankuş, Sadık Topaloğlu, Zuhal Tekiner, Ertuş Bozkurt , Van DİHA Muhabiri Evrim Kepenek.
    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 21 Aralık 2011 / 9:20

    Faili meçhul cinayetlerle ilgili gündemi sarsan açıklamalara imza atan Ayhan Çarkın, savcıya öldürülen MİT’çi işadamı Tarık Ümit’in mezarını gösterecek

     

    MİT’çi Tarık Ümit ve öğrenci Ayhan Efeoğlu’nun cesetlerinin yerine ilişkin krokiyi İstanbul’da savcıya verdiğini belirten eski Özel Harekâtçı Ayhan Çarkın, önemli açıklamalarda bulundu.

    Ankara’da faili meçhul cinayetlerle ilgili soruşturma kapsamında savcılıkta üçüncü kez ifade veren eski özel harekatçı Ayhan Çarkın, bir süre önce Taraf gazetesinde yayımlanan açıklamasında, MİT’çi Tarık Ümit ile ilgili, “Ben cesedinin gömüldüğü yeri gösteririm. DNA testi yapılır. Durum ortaya çıkar” demişti. Çarkın, 1992’de gözaltında kaybedilen 3 öğrencinin öldürüldüğünü, bunlardan Ayhan Efeoğlu’nu elleriyle gömdüğünü de belirterek, iddiaların soyut olduğunu gerekçe göstererek, soruşturma kapsamında tutuklanan 7 eski özel harekatçıyı tahliye eden mahkeme kararına tepki göstermişti.

    Çarkın ile eski özel harekatçı Ercan Ersoy, dün adliyede ifade verdi. Edinilen bilgiye göre Çarkın ifadesinde özetle şu iddialarda bulundu:

    “İNFAZ YERLERİNİ GÖSTERDİM” 

    1996’da kaçırıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan MİT’çi Tarık Ümit ile kendi ellerimle gömdüğüm Ayhan Efeoğlu’nun infaz edildiği yerlere ilişkin çizdiği krokiyi şubatta İstanbul’da savcıya verdim. Krokiyi çizdim neden gidip bakmadılar? (Çarkın’ın bu ifadesi üzerine aradan geçen 10 ay sonra dün harekete geçildi. Savcı Hakan Yüksel’in, Çarkın’ın Ümit ve Efeoğlu’nun infaz edildiği yerleri göstermesi için mahkemeye başvurduğu öğrenildi.)

    ELEBAŞI MEHMET AĞAR

    1990’lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetlerden dolayı vicdanım sızladığını söyleyen Çakar, “Bunların ortaya çıkması lazım. Dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar kesinlikle bu işin içinde, elebaşı. Gerçekleri söylemiyor. Eski MİT Kontrterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür’ün bir süre önce verdiği ifadede gerçekleri dolaylı anlatmış. Kendisini kurtarmak için bilgiyi vermemiştir. Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın faili meçhul cinayetlerden bilgisi vardı. Bu işin içinde. Eski Özel Harekât Daire Başkanı İbrahim Şahin de ekibin başı.” iddiasında bulundu.

    YILMAZ VE ÇİLLER CİNAYETLERİ BİLİYOR

    Eski başbakanlardan Mesut Yılmaz ile Tansu Çiller’in emniyet içindeki yapılanmadan bilgisi olduğunu belirten Çarkın, “Çiller’in eşi Özer Çiller de bu durumu kullandı. Özer Çiller götürücüdür. Ömer Lütfü Topal kumarhanelerinin ele geçirilmesi için infaz edildi. Biz devlet için yaptığımızı biliyorduk ama devlet için değilmiş. Faili meçhul cinayetler Kürt baronlarını tasfiye hareketiydi. Bu tasfiye hareketi içinde yer alanlar kendilerini baronlaştırıp, para trafiğini ele geçirdi.” dedi.

    “DHKP-C LİDERİ POLİSLE EL ELE”

    Dev-Sol ve devamında DHKP-C lideri olan Dursun Karataş polisle işbirliği yaptığıı iddia eden Çarkın, “Kendisini İstanbul’da gördüm. ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım çok güçlüydü. Biz onun yanında hiçiz. Çok güçlü bir ekibi vardı. Onlar bizden çok güçlüydü.” açıklamasında bulundu.

    FAİLİ MEÇHUL NASIL BAŞLADI?

    Milliyet’in haberine göre Çarkın, Faili meçhul cinayetlerle ilgili süreç Gündem Gazetesi’nin 16 yıl önce bombalanmasıyla başladı. Hakim Akman Akyürek’in ölüm olayı da kuşkuluydu, çözülemedi. (Akman Akyürek, 1997’de Susurluk ve Faili Meçhul Cinayetler Araştırma Komisyonu ’nda raportör olarak görev yaptığı sırada Ankara’dan İstanbul’a gelirken Maslak’ta bir kaza sonucu hayatını kaybetti.) ifadelerini kullandı.

    ÇARKIN’LA GÖRÜŞECEK

    Bu arada, Ayhan Çarkın’ı cezaevinde ziyaret etmek isteyen CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’e Adalet Bakanlığı’ndan izin çıktı. Aygün, 26 Aralık Pazartesi günü Sincan Cezaevi’nde Çarkın ile görüşecek. Aygün, “Çok önemli, kara kutu gibi biri. Ben cesurca bildiklerini anlatması isteyeceğim. Anlattıklarına inandığımızı, değer verdiğimizi, korkmadan sonuna kadar gitmesini isteyeceğim. Geçmişle yüzleşmek için bu gibi cesur insanlara ihtiyaç var” diye konuştu.

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 20 Aralık 2011 / 10:01

     

    Diyarbakır’ın Dicle ilçesine bağlı Kurşunlu ile Elazığ’ın Arıcak ilçesi arasında kalan Görese Dağı’na kış üstlenmesi için geçen 50 PKK’lıya yönelik düzenlenen operasyonlarda 20 teröristin öldürüldüğü belirtildi.  Kıstırılan teröristler arasında örgütün Türkiye’deki en önemli ismi “İrfan Amed”‘in de bulunduğu bildirildi.

    Diyarbakır’ın Dicle ilçesine bağlı Kurşunlu ile Elazığ’ın Arıcak ilçesi arasında kalan Görese Dağı’na kış üstlenmesi için geçen 50 PKK’lıya yönelik 5 bin askerle başlatılan operasyonda çember daralıyor. 

    PKK’nın yılladır ana üslenme merkezi olarak kullandığı Görese Dağı’ndaki operasyona Diyarbakır Polis Özel Harekat Şube Müdürlüğü’nden 4 tim, Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanlığı’na bağlı Jandarma Özel Harekat timleri, Dicle Özel Görev Kuvvet Komutanlığı ile Hani ve Ergani İlçe Jandarma Komutanlıkları’ndan da komando birlikleri katılırken, 6 Kobra helikopteri de havadan destek veriyor. 4 gündür abluka altına alınan bölge İHA’lar tarafından kontrol edilirken, alınan sinyal bilgileri ve görüntüler anında harekatın yönetildiği Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanlığı’ndaki ana kumanda merkezine bildiriliyor.

    Çatışmaların yoğunlukla Arsek ve Pirejman sırtlarında devam ettiği ifade ediliyor. Kar kalınlığının yer yer 2 metreyi bulduğu arazide teröristlerin 3 ve 5′er kişilik gruplara ayrılıp kurtulmaya çalıştığı, kaçış yollarına mayınlama yaptıkları kaydedildi.

    Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak, “O bölgede 40-50 civarında teröristin bulunduğunu tahmin ediliyor. Hava fotoğrafları ve istihbari bilgilerden 15-20 teröristin etkisiz hale getirildiği tahmin ediliyor. Operasyon mayın ve tuzaklamalara karşı çok dikkatli yürütülüyor” dedi. Görese Dağı’ndaki PKK’lı grubun ekim ayında Kurşunlu köyü kırsalında 1 ton gıda maddesi bulunan lojistik deponun imha edilmesinin ardından erzak sıkıntısı yaşamasıyla yerlerinin tespit edildiği belirlendi. Erzak bulmak için köylere girip çıkan PKK’lıların görüntü verdikleri kaydedildi.

    BİR NUMARA’DA ÇEMBERDE”
    Bu arada çembere alınan PKK’lı grup içinde örgütün Diyarbakır, Erzurum, Bingöl, Batman, Muş, Bitlis, Elazığ illerini içine alan ve “Orta Saha” diye adlandırılan bölgesinin sorumlusu “İrfan Amed” kod adlı Mehmet Tahir Kılıç ile yardımcısı “Arap Çekdar” kod adlı İdris Özen’in de olduğu bildirildi.

    Örgütün Türkiye’deki en önemli ismi olarak değerlendirilen 45 yaşındaki teröristin 22 yıldan beri dağ kadrosunda yer aldığı belirtildi. Kılıç’ın, 2006′ya kadar Tunceli, Erzurum ve Karadeniz bölgelerinde sorumlu düzeyinde faaliyet yürüttüğü, 2007′de PJAK karargâh sorumluluğuna getirildiği belirlendi. İran ile ateşkes yapan PJAK’ın İran topraklarından çekilmesi üzerine Kılıç’ın “Orta Saha” sorumluluğuna getirildiği öğrenildi.

    Aynı zamanda HPG Askeri Konsey üyesi de olan Kılıç’ın eylül ayında bölgeye gönderildiği belirtildi. Kılıç’ın aynı zamanda Dicle bölge sorumlusu olan “Arap Çekdar” kod adlı İdris Özen isimli yardımcısı olmak üzere korumalarıyla birlikte kıstırıldığı ifade edildi. Öte yandan kıstırılan teröristlerin, büyük şehirlerde yapılan bombalı saldırılardan da sorumlu olduğu belirtildi. Eylemlerin burada planlandığı, bombaların ve eylemcilerin buradan gönderildiği kaydedildi.

    TEK HAVUZDAN ANLIK İSTİHBARAT
    PKK’ya yönelik son dönemde gerçekleştirilen başarılı operasyonların arkasından “anlık istihbarat” paylaşımı çıktı. Genelkurmay, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Emniyet’in 1 Kasım’dan bu yana yoğun olarak anlık istihbarat uygulamasına geçtiği belirtiliyor.

    Üç kurumla protokol imzalayan Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı’nda İstihbarat Değerlendirme Merkezi de faaliyete geçti. Protokole göre, iki yönlü istihbarat akışı sağlanıyor. Bunların birincisi operasyon amaçlı. Genelkurmay, MİT ve Emniyet yerel alanda PKK’nın tüm faaliyetlerini bütün unsurlarla izliyor. Elde edilen verilerden operasyonel amaçlı olanlar anlık paylaşılıyor. MİT alan istihbaratı konusunda Genelkurmay ve Emniyet’e yoğun destek sağlıyor. Son dönemde gerçekleştirilen operasyonların büyük çoğunluğunun bu şekilde yapıldığı belirtiliyor.

    İstihbarat paylaşımının ikinci ayağını ise stratejik plan oluşturuyor. Bu amaçlı istihbari bilgiler alandan karargâhlara gönderiliyor.

    Karargâhlarda gerekli etüt yapıldıktan sonra bilgiler genel değerlendirme için Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı’na aktarılıyor. Ayrıca anlık istihbaratlara dayanılarak PKK’nın yoğun olarak kullandığı bölgeler derecelendirilerek belirleniyor.

    6 SIĞINAK BULUNDU
    Muş’ta ise Bulanık ilçesinde yakalanan 3 PKK’lının yer göstermesi sonucu 6 sığınak bulundu. Sığınaklarda 39 elektrikli fünye ile giyim ve gıda malzemesi ele geçirildi. Ayrıca askeri araçların geçtiği yolda tüp içine tuzaklanmış patlayıcı düzeneği de imha edildi.

    GERGİNL İK YA ŞANDI
    Öte yandan aralarında BDP’li milletvekilleri Aysel Tuğluk, Nursel Aydoğan ve Hüsamettin Zenderlioğlu ile bazı belediye başkanlarının da bulunduğu bir grup operasyon bölgesine gitmek istedi. Grup Dicle ilçe çıkışında durduruldu. İzin verilmeyen BDP’liler ile güvenlik güçleri arasında gerginlik yaşandı. BDP’liler operasyon bölgesine giden askeri zırhlı araçların önünü keserek bir süre oturdu. İkna çabalarına rağmen BDP’liler yolu açmayınca polis, anons yaparak müdahaleyle dağıtacaklarını söyledi. Bunun üzerinerup askeri araçların önünü açtı. Araçlar daha sonra operasyon bölgesine doğru hareket etti.

    PKK’NIN KAYBI BÜYÜK
    İçişleri Bakanlığı verilerine göre PKK, 14 Temmuz Silvan baskını sonrasında gerçekleştirilen operasyonlar sonrasında büyük kayıplar verdi. Son 4 ay içinde 150 terörist kendiliğinden teslim oldu. Gerçekleştirilen sınır ötesi ve sınır içi operasyonlarda da yaklaşık 340 terörist ölü, 110′u yaralı, 50′si sağ olarak ele geçirildi. PKK’nın lider kadrosunun yurtiçi ve yurtdışında belirli alanlara sıkıştığı belirtiliyor. Teröristlerin 4-5′er kişilik gruplar halinde hareket edebildiği belirtiliyor.

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 20 Aralık 2011 / 9:54

    Bursa’nın Nilüfer ilçesinde karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan kavgada 3 öğrencinin yaralandığı öğrenildi. Kavganın, geçtiğimiz Perşembe günü Uludağ Üniversitesi’nde çıkan kavganın devamı olduğu bildirildi. 

    Olay dün gece 23.00 sıralarında Merkez Nilüfer İlçesi’ne bağlı Görükle’de meydana geldi. Karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan kavgada 2 öğrenci satırla sırtından , 1 öğrenci de darp sonucu yaralandığı öğrenildi. Yaralı öğrenciler Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılırken, polis ekipleri hem hastane de hem de Görükle de güvenlik önlemleri aldı. 

    Arkadaşlarının yaralandığını duyan 150 kadar öğrenci Görükle’de yürüyüş yapıp sloganlar atarken olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Yaklaşık bir saat süren yürüyüşün ardından grup olaysız şetilde dağıldı.

    Yaralı olan öğrencilerin kaldırıldığı hastanede tedavileri ayakta yapılarak taburcu edildi.

    Toplam 61 sayfa, 4. sayfa gösteriliyor.« İlk...23456102030...Son »

    Tüm Hakkı Vartes'e Aittir