logo

|||Yalan Soyleyecek Kadar Hiçkimseden Korkmam !!! |||İmza / vartes|||
SesliSitem.Com Türkiyenin En Büyük En Hareketli Sesli Chat Sesli Sohbet Platformu!

Sitemize Hoşgeldiniz.
Tarih: 05-02-2012
Saat: 21:47

Site Map Contacts anasayfa

Aktive X Yukle

Aktive X Yukle

Anket

    • How Is My Site?

      • Good (64%, 9 Votes)
      • Excellent (14%, 2 Votes)
      • Bad (7%, 1 Votes)
      • Can Be Improved (7%, 1 Votes)
      • No Comments (8%, 1 Votes)

      Total Voters: 14

      Loading ... Loading ...
  • Üye Panelİ

    REKLAM

    reklam

    SON YORUMLAR

    • ahmet: ee yuhh artik bir ülkenin genelkurbaybaşkani eyer korkuyorsa dieyecek bir laf bulamiyorum ya
    • YağmuR: aminnnnnnnn kardeşim benim cümlemizinde inşlh
    • dogukan10: Eyvallah Saolasın Cemil Agabey Bu Videoyu Yuklucem Dıye Kayıt Olmadıgım Vıdeo Sıtesı Kalmadı 3-4 saat Cok...
    • olumune_sevdam: sitemiz adminlerinden doğukan10 arkadaşımıza hazırlamış olduğu videodan dolayı tşkr eedr...
    • YagmuR: emeğine sağlık….

    SON DAKiKA HABERLER

    TAKVİM

    Şubat 2012
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Oca    
     12345
    6789101112
    13141516171819
    20212223242526
    272829  
    ?
    You are here: Home
    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 20 Aralık 2011 / 9:47

    Çok sayıda helikopter alacak olan Türkiye’nin açacağı milyar dolarlık ihaleye ilgi büyük.

     

     

    Dünyanın en önemli helikopter üreticileri, yakında yüksek miktarda helikopter alacak olan Türkiye’nin açacağı, milyar dolarlık hafif servis helikopteri ihaleleri için birbirleriyle yarışacak.

    Hürriyet Daily News’un haberine göre Türkiye ile 100 adet geniş kullanımlı helikopter üretimi için 3,5 milyar dolara anlaşan ABD’li Skorsky Aircraft, Mayıs ayında yapılacak hafif servis helikopteri ihalelerine de katılmak istediğini açıklayan ilk uluslararası şirket oldu.

    Savunma Sanayii Eski Müsteşarı Murad Bayar ise askeri ve sivil tipte hafif servis helikopteri imalatına muhtemelen yabancı bir ortakla başlayacaklarını ve bunun Sikorsky Aircraft olabileceğini açıklayarak ABD’li şirkete yeşil ışık yaktı. Bayar, Sikorsky Aircraft ile anlaşmaya varılamazsa, başka bir yabancı firmayla da çalışabileceklerini belirtti.

    Türk Havacılık ve Uzay Sanayi ile Sikorsky işbirliğinde, şu an, ABD’nin S-70i tipi helikopterlerinin yerli versiyonu olan T-70 helikopterleri üretiliyor.

    Türkiye’nin helikopter ihalelerinde Sikorsky’nin karşısındaki en büyük rakip İtalyan AgustaWestland firması olacak. Şirketten bir yetkili, “Eğer Türkiye bizimle çalışmak isterse, biz onlarla çalışmaya hazırız” dedi.

    İtalya Savunma Bakan Yardımcısı Guido Crosetto da daha önce yaptığı açıklamalarda AgustaWestland’ın ihalelerin peşini bırakmayacağını söylemişti.

    Avrupa iştiraki Eurocopter da Kasım ayında yaptığı bir açıklamada, Türkiye’nin hafif servis helikopteri ihalelerine girebileceğini bildirdi. 1992 yılında kurulan şirket, Avrupa’nın savunma devi EADS’nin bünyesinde yer alıyor.

    Türkiye ile daha önce de iş yapan ve 1990′larda AS 532 Cougar tipi helikopterden 20 adet satan Eurocopter, 2006′dan beri, Türkiye’deki ihalelere katılmıyordu. Ancak şirketin yakın zamanda, yeniden Türk piyasasına girmesi bekleniyor.

     

     

     

     

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 18 Aralık 2011 / 19:39

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 15 Aralık 2011 / 19:14

    İran, Lübnan ve Suriye’den gelen tehditler karşısında İsrail, yeni savunma stratejileri geliştirmeye çalışıyor.

     

    İran’dan gelebilecek tehditler İsrail gündeminden düşmüyor. En önemli yeni tehdit ise füze saldırıları. Tahran rejiminin gerçekten nükleer silahlara sahip olup olmadığı bilinmemesine rağmen, İran’ın elindeki mevcut orta menzilli füzelerin Tel Aviv ve diğer kentlere rahatça ulaşabileceği biliniyor. İsrailli askerî uzmanlar ve siyasetçiler, sadece İran değil, Lübnan ve kuzey komşu Suriye’de olup bitenleri de yakından takip ediyor. Bölgedeki tüm bu gelişmeler ışığında İsrail’in savunma politikasını acilen kökten değiştirmesi gerektiği yönünde sesler giderek daha yüksek çıkıyor.

    İsrail’in Lübnan’daki can düşmanı Hizbullah’ın lideri Hasan Nasrallah, bölgede düzenli ordu ile gerilla savaşı arasında yeni bir savaş şeklinin ortaya çıktığını söylemişti. Nasrallah’ın bu tespitine hak veren İsrailli askerî stratejist Uzi Rubin, bölgede gerginliğin yeniden tırmanması durumunda İsrail’in en çok korkması gereken şeyin füzeler olduğunu belirtiyor:

    “Çünkü bu tehdide karşı şimdiye kadar iyi bir yanıt bulabilmiş değiliz. Savaş uçakları ya da kara birliklerinden gelecek saldırılara karşı çok iyi hazırlıklıyız. Füzelere karşıysa henüz iyi korunuyor değiliz.”

    “Bir sonraki hedef Tel Aviv olacak”

    Lübnan’da hükümet ortağı olan Hizbullah’ın milisleri normal orduya paralel olarak varlığını sürdürüyor ve özellikle Lübnan’ın güneyinde İsrail sınırı yakınlarında kontrolü elinde bulunduruyor. Hizbullah lideri Nasrallah, bir sonraki savaşta hedefin Tel Aviv olacağı tehdidinde bulunmuştu. Hizbullah’ın roket ve füzelerinin kalabalık yerleşim bölgelerinde saklandığı ve buralardan ateşlendiği tahmin ediliyor. Görece sakin geçen iki yılın ardından Kasım ayının sonunda Lübnan’dan yine İsrail tarafına roketler atılmaya başladı.

    İsrail Savunma Bakanlığı’nın eski füze savunma uzmanlarından Uzi Rubin, Hizbullah’ın roket sayısının son yıllarda dörde katlandığına dikkat çekerek tehlikenin hızla büyüdüğünü belirtiyor.

    Esad’ın silahlarına ne olacak?

    Ancak İsrailli savunma stratejistlerinin tek endişesi, Hizbullah değil. Kuzey komşu Suriye’de cereyan eden olaylar ve Esad rejimine karşı genişleyen protesto hareketi de İsrail’de endişeyle izleniyor:

    “Bu bir tehlike. Çünkü Esad’ın devrilmesi durumunda Suriye ordusunun tüm cephaneliği Hizbullah ve diğer radikal grupların eline geçecektir. Libya ordusuna ait silahların Gazze ya da Sina’da ortaya çıktığına şahit olduk. Ancak Suriye’nin İran’ın etkisinden çıkabilmesi olasılığı bizi umutlandırıyor. İranlılar zaten bu yüzden Esad’ı koltukta tutmak için ellerinden geleni yapıyorlar. İran için Esad stratejik bir sermaye.”

    “İran füzelere odaklandı”

    İran, İsrail’deki hedefleri vurabilecek füzelere uzun zamandır sahip. Rubin, İran’ın petrolden elde ettiği muazzam gelire rağmen hava ve kara kuvvetlerinde çok eski uçak ve tanklar kullandığını, asıl füze programına odaklandığını belirtiyor. İsrail, İran’ın elindeki kaynakları Kuzey Kore’den yeni füze teknolojisi almak için kullandığından endişeleniyor. Bu durumda füze menzilinin 3 bin 500 kilometreye çıkacağı ve İran’ın böylece Orta Avrupa’yı da tehdit edebileceği belirtiliyor.

    Bu tehdide karşılık orta menzilli füzeleri erkenden tespit edip etkisiz hale getirmek üzere bu yaz ABD ile ortak bir proje başlatıldı. Yine iki ülkenin ortak projesi olan anti-balistik Arrow füzeleri de geliştirilmeye devam ediliyor. Ancak balistik füzelerin karşısında savunma bataryası ne kadar etkili olabilir? Rubin bu soruyu şöyle yanıtlıyor:

    “Bu tür bir sistemle tüm ülkeyi değil, ama İsrail’deki münferit hedefleri çok iyi koruyabilirsiniz. Bu nedenle öncelikle ordumuzu koruyacağız. Bu acı bir şey. Çünkü aslında halkın korunması önceliklidir. Ancak bu tehdidi daha yeni görmüş durumdayız. ve bu artık terörist bir tehdit değil, askerî bir tehdit. Bu nedenle askerî birliklerimizin korunması bir numaralı hedef.”

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 15 Aralık 2011 / 19:06

    Bingöl’ün Yayladere ilçesi kırsalında, güvenlik güçlerince düzenlenen çeşitli operasyonlarda 8 PKK’lı öldürüldü.

     

     

     

    Bingöl’ün Yayladere İlçesi kırsal kesiminde güvenlik güçleriyle çatışmaya giren 5′i kadın 8 PKK’lı öldürüldü. Aralarında örgütün Yayladere sorumlusunun da bulunduğu belirtilen teröristlerin, Tunceli’de Sarıyayla Jandarma Karakolu’nda 6 askerin şehit olduğu saldırıyı gerçekleştiren grup olduğu belirtildi.

    Güvenlik güçleri, dün gece Elazığ’ın Karakoçan, Tunceli’nin Nazımiye ile Bingöl’ün Yayladere İlçeleri arasındaki üçgeninde, Yayledere’nin kırsal kesiminde bir grup PKK’lının kış üslenmesi için geldiğini belirledi.

    Teknik takip sonucu teröristlerin arasında bulunan sorumlunun dün gece çok kısa yaptığı telsiz konuşmasında, PKK’lıların yerleri nokta olarak tespit edildi.

    Yerleri belirlenen teröristleri etkisiz hale getirmek için sabahın ilk ışıklarıyla birlikte, Tunceli Jandarma Bölge Komutanlığı’nın sevk ve idaresinde bölgeye Elazığ İl Jandarma Komutanlığı ile Karakoçan İlçesi’ndeki Jandarma Özel Harekat Timleri ile ‘uçarbirlik harekatı’ düzenlendi.

    TESLİM OL ÇAĞRISI YAPILDI

    Teröristlerle sıcak temas sağlayan güvenlik güçleri, ‘Teslim ol’ çağrısında bulundu. Ancak, PKK’lılar çağrıya ateşle karşılık verdi. Güvenlik güçleri ateşe rağmen yaklaşık 2 saat boyunca teröristleri teslim olması için ikna etmeye çalıştı. PKK’lılara, ‘Gelin teslim olun, ölmeyin” diye yapılan çağrılara yoğun ateşle karşılık verilmesi üzerine güvenlik güçleri operasyon düzenledi.

    Çıkan çatışmada 5′i kadın 8 terörist öldürüldü. Öldürülen PKK’lılar arasında örgütün Yayladere bölge sorumlusunun da bulunduğu öğrenildi.

    6 ASKERİ ŞEHİT ETMİŞLER

    Çatışmada öldürülen PKK’lıların Tunceli’nin Nazımiye İlçesi Sarıyayla Jandarma Karakolu’na 1 Mayıs 2009′da yapılan ve 6 askerin şehit olduğu, 6 askerinde yaralandığı saldırıyı gerçekleştiren grup olduğu belirtildi. Öldürülen bölge sorumlusu teröristin de bu saldırıyı planlayıp yönettiği öğrenildi.

    Bölgeye helikopterlerle Tunceli ve Elazığ’dan Sikorsky helikopterler özel eğitimli komandolar indirildi.

    ÇATIŞMALAR SÜRÜYOR

    Yaklaşık 15 kişi oldukları belirtilen PKK’lılarla çatışmalar yer yer sürerken, Tunceli ve Bingöl’den kalkan Kobra helikopterler de teröristlerin bulunduğu alanları yoğun ateş altına aldı.

    VALİDEN AÇIKLAMA

    Bingöl Valisi Mustafa Hakan Güvençer, Yayladere ilçesinde bir eve düzenlenen operasyonda 8 teröristin ölü olarak ele geçirildiğini söyledi.

    Güvençer, yaptığı açıklamada, bugün saat 13: 30 sıralarında Yayladere ilçesinin Sürmelikoç köyüne bağlı Çay mezrasında bir eve operasyon düzenlendiğini ve “teslim ol” çağrılarına ateşle karşılık verilmesi üzerine çatışma çıktığını belirterek, “Çatışmada 8 terörist ölü ele geçirildi” dedi.

    Vali Güvençer, olayla ilgili detaylı açıklamanın daha sonra yapılacağını söyledi.

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 15 Aralık 2011 / 18:53

    İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak İsrail’in ortadoğu politikasıyla ilgili samimi açıklamalarda bulundu.

     

    İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın düşüşünün “ay değil hafta meselesi” olduğunu, bunun Hizbullah ile Hamas’a verilen desteği zayıflatacağını belirterek “İran’ın hakimiyet kurma iddialarına doğal rakip olan Türkiye’yi güçlendirecek. Bu İsrail için olumlu bir şey” dedi.

    Ehud Barak, ABD ziyareti öncesi Washington Post gazetesiyle yaptığı mülakatta Esad’ın çöküşünün kaçınılmaz olduğunu savunurken “Haftalar alabilir, ancak ay veya yıl meselesi değil” şeklinde konuştu. Esad’ın düşüşünün, “İsrail’in düşmanları arasındaki ittifakı” zedeleyeceği tahmininde bulunan Barak, şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Esad ailesi düştüğünde bu, İran’ın liderliğindeki radikal eksene büyük bir darbe oluşturacak. İran’ı zayıflatacak, Hizbullah’ı zayıflatacak ve Hamas’a verilen desteği zayıflatacak ve İranlıları Arap dünyasında gerçek bir kalesinden yoksun bırakacak. İran’ın hakimiyet kurma iddialarına doğal rakip olan Türkiye’yi güçlendirecek. Bu İsrail için olumlu bir şey.”

    Buna karşın İsrail hükümetinin, Esad’ın devrilmesinin de riskler içerdiği düşüncesini yansıtan Barack “Böyle bir gelişmeyi takip edecek belirsizlikler de var. Sınırda bir şey olabilir mi? Teyakkuz halindeyiz” sözlerini kullandı. -

     

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 15 Aralık 2011 / 18:33

    Türkiye’de hamile kalıp karnındaki bebeği, çocuğu olmayan çifte satmak için Kıbrıs’a giden kadın yakalandı.

     

     

     

     

    Türkiye’de hamile kalan ve kürtaj yaptırmak üzereyken, çocuk isteyen 53 yaşındaki Barbaros Akamaç ile 50 yaşındaki Aylin Akamaç çifti ile tanışarak bebeğini doğurup 6 bin TL’ye onlara verme konusunda anlaşan 21 yaşındaki Türkan Şimşek, KKTC’ye gelerek doğumunu gerçekleştirdi.

    Akamaç çifti de, 28 Kasım’da Türkan Şimşek ile birlikte KKTC’ye geldi ve doğum birkaç gün önce gerçekleşti. Akamaç çifti, sahte belgelerle çocuğu Aylin Akamaç doğurmuş gibi hastane, belediye ve kaymakamlıktan belge aldıktan sonra bunu Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliği’nde onaylatmaya gidince yakalandı.

    Bebeğini 6 bin TL’ye satan Türkan Şimşek, Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Davayı gören hakim, Şimşek hakkında tutuklama kararı aldı. Bebek ise, Sosyal Hizmetler Dairesi korumasına alındı. Mahkemede KKTC’de hiçbir tanıdığı olmadığını söyleyen Türkan Şimşek, bebeğini istemeden satmak zorunda kaldığını söyledi.

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 14 Aralık 2011 / 23:11

    TC kimlik numarası ile muayene olunabilen sistemde suistimallerin ortadan kaldırılması için farklı bir yöntem bulundu.

     

    TC kimlik numarası ile muayene olunabilen sağlık sisteminde suiistimallerin ortadan kaldırılması, hastaneye gitmediği halde gitmiş gibi gösterilip üretilen sağlık hizmet faturalarının önlenebilmesi için ”avuç içi damar haritası ile muayene” sistemi, 2012 yılının ikinci yarısında uygulamaya girecek.

    Sistem, ilk olarak özel hastanelerde, daha sonra üniversite ve son olarak Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde uygulanacak.

    Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Karaşen, herkesin sağlık hizmetinden yararlanabilmesi, kaliteli ve doğru bir hizmet verilebilmesi için Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Kurumu, Maliye Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm bakanlıkların çalışma yaptığını, daha iyi ve daha kaliteli sağlık hizmetini amaçladıklarını söyledi.

    Sağlık karnesi ile muayeneyi yıllar önce kaldırdıklarını, onun yerine TC kimlik numarası ile muayene kolaylığı getirdiklerini belirten Karaşen, şimdi bazı kişilerin başkasının kimlik kartıyla muayene şeklinde suiistimallerde bulunduğunu ifade etti. Karaşen, ayrıca ”Yapılan incelemelerde, hasta gitmese de TC kimlik numarası kullanılarak muayene, tetkik veya tedavi yapılmış gibi faturalar çıkıyor. Bunun önüne geçilmesi gerekiyor” dedi.

    ”Dünyada İlk Olacak”

    Yeni bir sistemle suiistimallerin önüne geçilebileceğini anlatan Karaşen, ”Yeni sistem dünyada da belki bir ilk olacak” dedi.

    Karaşen, yeni sisteme göre vatandaşların muayene olmadan ya da tetkik yaptırmadan önce mutlaka sağlık hizmeti alacağı kuruma gideceğini ifade ederek, şunları kaydetti:

    ”Burada avuç içindeki haritasını okutturacak ve kimlik bilgileri ile kontrol yapılacak. İlk müracaatta avuç içindeki damar haritası rakamsal kodlara dönüşerek veri tabanına aktarılacak ve bunun karşılığındaki kimlik bilgileri daha sonraki müracaatlarda kimlik doğrulaması yapılarak muayene için provizyon verilecek.”

    En Son Sağlık Bakanlığı Hastanelerinde Uygulanacak

    Farklı kişilerin kimlik numarası ile muayene olan hatta doğum yapanlara rastlandığını, doğan çocuğun hukuki olarak kime ait olduğu gibi sorunlarla bile karşılaşıldığına dikkati çeken Karaşen, ”avuç içi damar haritası okutma sisteminin 2012 yılının ikinci yarısında” uygulamaya gireceğini söyledi. Karaşen, ”Çünkü, bununla ilgili hem sistem hem hukuki hem de teknolojik olarak birtakım hazırlıkların yapılması gerekiyor. İlk olarak özel hastanelerden başlamak istiyoruz, daha sonra üniversite hastaneleri ve en son Sağlık Bakanlığı hastanelerine bu uygulamayı getirmeyi planlıyoruz” diye konuştu.

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 14 Aralık 2011 / 22:44

    Ağrı İl Emniyet Müdürlüğü’nün, Doğubayazıt ilçesinde yaptığı operasyonda, terör örgütüne büyük darbe vuruldu.

     

    Ağrı İl Emniyet Müdürlüğü, Doğubayazıt ilçesinde yapılan operasyonda, terör örgütü mensubu 1 kişinin, silah ve teçhizatıyla sağ olarak yakalandığı ve aramalar sonucu bulunan bir sığınağın tespit edilerek imha edildiğini bildirdi.

    Ağrı İl Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, intikal eden bilgi doğrultusunda Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Özel Harekat Şube Müdürlüğü görevlilerince, Doğubayazıt ilçesi Yılanlı Köyü’nde, bölücü terör örgütü mensuplarına yönelik bir operasyon gerçekleştirildiğini duyurdu. Açıklamada, şöyle denildi:

    “Operasyon kapsamında terör örgütü mensubu Agit (kod) E.T. isimli şahıs, Doğubayazıt ilçesi Yılanlı Köyü’nde silah ve techizatıyla birlikte sağ olarak yakalanmıştır. Silahlı terör örgütü mensubunun Ağrı Dağı’nda yapmış olduğu yer göstermede yapılan aramalar sonucu bulunan sığınak tespit edilerek imha edilmiştir. Söz konusu terör örgütü mensubunun yapılan sorgulamasında;

    AYDINLATILAN EYLEMLER

    -22.09.2011 tarihinde Doğubayazıt ilçesinden geçen Botaş Doğalgaz Boru Hattına yapılan bombalı saldırı,

    -26.09.2011 tarihinde Iğdır Yenidoğan mevkiinde iş makinelerinin yakılması,

    -26.09.2011 tarihinde Iğdır-Doğubayazıt yolu Pamukgeçiti mevkiinde yol kesme ve TIR yakma,

    -02.10.2011 tarihinde Iğdır İl Emniyet Müdürlüğübinasına yapılan silahlı saldırı,

    -04.10.2011 tarihinde Doğubayazıt İlçesi Türkmen Mezrasında bulunan Baz İstasyonuna yapılan saldırı,

    -13.10.2011 tarihinde Iğdır ilinde yol kenarındaki askeri araçlara yapılan silahlı saldırı,

    -18.10.2011 tarihinde Doğubayazıt İlçe Emniyet MüdürlüğüUluyol Hizmet Binasına yapılan silahlı saldırı eylemleri aydınlatılmış olup, yine örgüt mensubunun barındığı ve gösterdiği yerlerde yapılan aramalarda;

    ELE GEÇİRİLEN MALZEMELER1 adet Kalaşnikof marka uzun namlulu silah

    2 Adet Kalaşnikof marka silaha ait şarjör

    75 adet bu silaha ait Mermi

    3 adet El Bombası

    2 adet Telsiz

    Suç ve suçlularla olan kararlı mücadelemiz, geçmiş dönemde olduğu gibi bundan sonra da devam edecektir.”

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 14 Aralık 2011 / 19:51

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye suikast düzenlemek için hazırlık yapan örgüt üyeleri Adana’da yakalandı.

    Adana Emniyet Müdürlüğü’nün “Türk İntikam Birliği Teşkilatı Direniş Hareketi” adlı yasa dışı suç örgütüne yönelik 4 ilde eş zamanlı gerçekleştirdiği operasyonda 14 kişi gözaltına alındı.

    Bir kaleşnikof tüfek, 2 ruhsatsız tabancayla çok sayıda mermininde ele geçirildiği operasyonda şüphelilerin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ ye yönelik suikast hazırlığı içinde olduğu öne sürüldü.

    Adana Emniyet Müdürlüğü ekipleri, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye suikast planladığı öne sürülen Türk İntikam Birliği Teşkilatı Direniş Hareketi adlı örgüte yönelik 4 ilde gerçekleştirdiği operasyonda 14 kişiyi gözaltına aldı. Bu kişilerden 5′i sorgu sırasında bırakılırken, adliyeye sevk edilen 9 şüpheliden 5′i tutuklandı, 4′ü tutuksuz yargılanmak üzere serbest kaldı.

    Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Adana Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri yaklaşık bir yıl önce Türk İntikam Birliği Teşkilatı Direniş Hareketi adlı yasadışı silahlı suç örgütü yapılanmasına yönelik takip başlattı.

    Polis ekiplerinin, istihbarat çalışmaları sonucu örgüt üyelerinin bir sosyal paylaşım sitesinde şifreli olarak haberleştiği bilgisine ulaşıldı. Sitedeki yazışmaları takibe alan istihbarat birimleri, bir avukatın yanında sekreter olarak çalışan, örgüte farkında olmadan ‘kuryelik’ yaptığı ileri sürülen, eşinden kısa süre önce boşanan T.A.’nın izlenmesi sonucu örgüt yapılanması ortaya çıkartıldı.

    9 ARALIK’TA DÜĞMEYE BASILDI

    Adana Emniyet Müdürlüğü ekipleri, istihbarat çalışmalarını tamamladıktan sonra 9 Aralık’ta operasyon için düğmeye bastı. Terörle Mücadele Şubesi ekiplerinin 4 ilde eş zamanlı operasyonunda Adana’da 11, Ankara, Kocaeli ve Hakkari’de de 1′er olmak üzere toplam 14 kişi yakalandı. Operasyonların gerçekleştirildiği adreslerdeki aramalarda 1 Kalaşnikof tüfek, ruhsatlı 2 tabanca, 21 Kalaşnikof mermisi, 20 G3 piyade tüfeği mermisi, örgütsel yapılanmayı gösteren şemalar, eylem planları, krokiler, infazı yapılacak kişilerin isim ve adres bilgileri ile çok sayıda doküman ele geçirildi.

    Adana Emniyet Müdürlüğü’nde sorguya alınan 14 şüpheliden 5′i savcının talimatıyla serbest bırakılırken, 9′u önceki gün ‘terör örgütü üyeliği’ suçlamasıyla adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 5′i çıkarıldıkları mahkemede tutuklanırken 4 kişi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

    Tutuklananlar arasında bulunan örgütün liderliğini yaptığı belirtilen 40 yaşındaki S.Ç.’nin, Ankara’da devlet memuru olduğu, kendisini yüksek rütbeli asker olarak tanıttığı ve askeri üniformalar giyerek fotoğraflar çektirdiği ileri sürüldü.

    BAHÇELİ’YE SUİKAST PLANI

    Şüphelilerin sorgudaki ifadelerinde ve ele geçirilen dokümanların incelenmesinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yönelik suikast planı hazırladıkları, seçim bölgesi Osmaniye’de 5 Ekim 2011′deki gezisi sırasında suikastı gerçekleştirmeye karar verdikleri, ancak yoğun güvenlik önlemleri nedeniyle saldırıyı ertelediklerinin anlaşıldığı öne sürüldü.

    Şüphelilerin ifadelerinde, Devlet Bahçeli’nin terör saldırıları ve şehit cenazelerinde ‘Ülkücü hareketi frenlediği için’ ortadan kaldırılmasına karar verildiğini, Bahçeli’nin suikaste kurban gitmesiyle kaos ortamının yaratılmasının hedeflendiğini söyledikleri ileri sürüldü.

    İTALYAN RAHİBİ ÖLDÜRMEK İSTEMİŞLER

    Şüphelilerin Adana’da ‘Bebekli Kilise’ olarak bilinen Aziz Pavlus Latin İtalyan Katolik Kilisesi Rahibi Farancis Dondu’yu öldürmek için plan yaptığı, 23 Nisan 2011 günü Paskalya Bayramı’nda iki kişinin kiliseye kılıçlı ve bıçaklı baskın yaptığı, ancak rahip Farancis Dondu’nun, saldırıdan çok kısa bir süre önce cemaatten bir kişinin evine takdise gittiği için mutlak ölümden kurtulduğu öne sürüldü.

    Emniyet kaynakları, Türk İntikam Birliği Teşkilatı Direniş Hareketi adlı örgüt üyesi olduklarını öne sürüleni şüphelilerin, MHP ve BDP’li yöneticiler ile Kürt kökenli vatandaşlara yönelik saldırılar düzenleyip ‘topyekün imha’ planladığı, bu kişilerin isim ve adreslerinin yazılı olduğu ajandanın da ele geçirildiğini bildirdi.

    yazarYazar: olumune_sevdam | tarihTarih: 13 Aralık 2011 / 13:00

    Bombalanacak hedefler, İkinci Ordu tarafından Hava Kuvvetleri’ne tam 18 kez yanlış verildi.

     

    PKK’yla mücadelede son dönemde yoğun olarak kullanılan F-16’lara yanlış koordinatlar verilip, boş arazilerin bombalandığı ortaya çıktı. Olay, 2. Ordu Komutanlığı bünyesinde gerçekleşti. Ekim 2011 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı ve Şemdinli İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından 2. Ordu Komutanlığı’na bir istihbarat ulaştırıldı.

    İstihbarata göre 20’nin üzerinde tesbit edilen bölgede 370 PKK’lının bulunduğu bilgisi alındı. Ardından PKK’lıların bulunduğu bölgelerin koordinatları belirlendi.

    Taraf Gazetesi’nden Mehmet Baransu’nun özel haberine göre 2. Ordu Komutanlığı gelen bu istihbarat raporunun ardından “Ani Yakın Hava Desteği İsteği” adı altında bu bölgelerde bulunan gruba hava saldırısı düzenlenmesi için Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na bir emir yazdı. Yazıda belirlenen bölgelere hava desteğiyle “alçak irtifada hava savunma silahları” kullanılarak, hava operasyonu yapılması istendi.

    Ancak 2. Ordu Komutanlığı’nda hazırlanan üç sayfalık “Gizli, Kişiye Özel” emir isteğinde skandal bir olaya imza atıldı. Yüzbaşı Eyyüp Atlıhan imzasını taşıyan üç sayfalık raporda gerçek koordinatlar yerine sahte koordinatlar verildi. Toplam 18 koordinat değiştirilip, PKK’lıların bulunduğu bölge yerine kilometrelerce uzaktaki boş arazilerin değerleri F-16’lara bildirildi ve dağ, taş bombalandı.

    370 PKK’lının bölgesi bildirildi

    Hava Kuvvetleri Komutanlığı, şu sıralar Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndaki bu skandalla çalkalanıyor. Olayın bir yanlıştan kaynaklanmadığı, 18 koordinatın kasıtlı olarak değiştirildiği şüphesi var. İşte skandal koordinat değişikliğinin perde arkası. Genelkurmay Başkanlığı’na Orgeneral Necdet Özel’in gelmesiyle birlikte, eylül ayında tüm birliklere bir emir gönderildi. Emre göre tesbit edilen PKK’lıların karadan ve havadan “ivedilikle” vurulması emrediliyor, emir komuta zinciri daraltılarak, vurma emri, Heronlar’ın ya da harekat merkezine bakan isimlerin emrine bırakılıyordu.

    Genelkurmay Başkanlığı, ekim ayı içerisinde 2. Ordu Komutanlığı’na bir istihbarat mesajı çekti. Çekilen mesajda şu bilgilere yer verildi: “Elde edilen bir bilgiden, Çanaklı, İkiyaka, Gasto Bölgesi, Çemmeluva, Dalaman Sırtları, Yanıkyer ve Çiyarespi Tepe bölgelerinin her birinde 50 Bölücü Terör Örgütü (BTÖ) mensubunun bulunduğu, ayrıca Çanaklı bölgesindeki iki ayrı noktada 120 BTÖ mensubunun bulunduğu istihbaratı Genelkurmay Başkanlığı tarafından ilgi mesajda bildirilmiştir.

    Şemdinli İlçe Jandarma Komutanlığı’nca Bağlar, Yiğitler, Gülkan Vadisi bölgesinde aşağıda koordinatları belirtilen hedef koordinatlarında 200 kadar BTÖ mensubunun bulunduğu duyumu ilgi mesajda bildirilmiştir.”

    Hava operasyonu emredildi

    Genelkurmay Başkanlığı’ndan gelen bu istihbarat rapor haline dönüştürülerek, hava operasyonu için Malatya’da bulunan 2. Hava Kuvvetleri’ne, Jandarma Kolordu Komutanlığı’na ve 3. Taktik Piyade Tümen Komutanlığı’na bildirildi. Aynı rapor, başta Genelkurmay Başkanlığı olmak üzere Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na da “Bilgi” amaçlı gönderildi. Buraya kadar her şey normaldi. Kara Kuvvetleri Komutanlığı “Grid” adı verilen koordinat kullanıyordu. Hava Kuvvetleri’ne koordinatlar bildirilirken, “Coğrafi Koordinatlara” çevrilerek iletiliyor, F-16 ya da taarruz helikopterlerine coğrafi koordinat giriyordu. Hava operasyon isteği acil olduğu için pilotlar kendilerine verilen koordinatları doğru kabul ediyor ve operasyonu yapıyorlardı.

    Bu operasyon da aynı şekilde icra edildi. Operasyonun ardından pilotlardan bazıları kendilerine iletilen koordinatlardan şüphelenmeye başladılar. Şüphe üzerine yapılan incelemede, 2. Ordu Komutanlığı’nın Hava Kuvvetleri’ne gönderdiği koordinatlar üzerinde oynama yaptığı, gerçek olmayan koordinatların bildirildiği ortaya çıktı. Bombalanan yerlerle gerçek koordinatlar arasında kilometrelerce fark olduğu anlaşıldı. Örneğin, 38 SMG 73500-15532 Grid koordinatının Coğrafi değeri, N37, 11.115, E044, 42.090 iken, bu değer değiştirilerek N 37, 12.037 E044, 19.670 olarak Hava Kuvvetleri’ne bildirildi. Benzer durum 17 ayrı koordinatta daha yapıldı. Önceki gün görüştüğüm haber kaynağım, 18 ayrı koordinatta bu kadar ciddi bir hata yapılamayacağını, farklı Grid kodlar için aynı değerlerin verildiğini, ortada ihmali de aşan bir kastın olduğunu söyledi.

    Çok zayiat var, Heronları düşürün

    MİT, daha önce insansız hava aracı Heronlarla ilgili tüyler ürperten bir skandalı gün yüzüne çıkarmıştı. Alınan bilgiye göre 10 Ekim 2007’de Ankara’daki 388 XX X6 nolu sabit telefondan bir GSM numarasını arayan subay Heronların çok iyi tesbit yaptığını, PKK elemanı olan kendi adamlarının çok zayiat verdiğini aktardı. Heronların düşürülmesini ya da koordinatlarının değiştirilmesini isteyen subaya karşı taraf ise bir çaresine bakacakları cevabını verdi. Skandal konuşmayı tesbit eden MİT, gereğinin yapılması için konuyu Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na iletti. Kara Kuvvetleri Komutanı (O dönem İlker Başbuğ) ise 28 Ekim 2007’de olayla ilgili soruşturma emri verdi. Soruşturmayla görevlendirilen Askeri Savcı Naci Dalkılıç, Jandarma ve Emniyet kriminal vasıtasıyla konuşmayı yapan iki havacı subayın kimliklerini tesbit etti. Zayiat veren PKK’lılar için “kendi adamlarımız” diyen ve Heronların düşürülmesi ya da koordinatlarının değiştirilmesini isteyen kişi ve karşı taraftan “bir çaresine bakarız” diyen kişinin kimliğini belirledi. Soruşturma daha sonra kapatıldı.

    Toplam 61 sayfa, 5. sayfa gösteriliyor.« İlk...34567102030...Son »

    Tüm Hakkı Vartes'e Aittir